·110 syf.····Okunma: 04 Aralık 2023 12:55 Sevgili Yazar Albert Camus' un okuduğum ilk eseri bu kitap oldu. Romanın ilk sayfaları romanın başkahramanı olan Meursault, annesine bakamadığı için onu bakımevine bırakması ve bir gün bakımevi müdürü tarafından kendisine annesinin ölüm haberini veren bir telgrafla karşılıyor. Ama ne gariptir ki başkahraman bu haber karşısında hiçbir duyguyu bize yansıtmıyor. Hiçbir şekilde bu durum kendisini sarsmıyor. Hatta ilerleyen sayfalarda başkahraman annem şimdi toprak altında yatıyor, ben işime döneceğim, sonuç olarak değişen hiçbir şey yok diye ifade ediyor. Hepimize vicdansızlık gibi geliyor değil mi?
Sadece bu olayla da kalmıyor başkahramanımız bir gün bir kumsalda bir Arap' ı öldürüyor. Yargı önünde bu durumda bile susuyor. Ona göre konuşmak bir anlam ifade etmiyor , hiçbir şeyi değistirmeyeceğini düşünerek sessiz kalmayı tercih ediyor. Adeta okurken bu kayıtsızlığı karşısında ben konuşmak istedim onun yerine. Kendini toplumdan soyutlamış , toplum karşısında yabancılaşmış olarak görünmüş. Belki de kitabın isminin buradan çağrıştırılarak oluşturulduğunu düşünebiliriz.
Bunlara ek olarak kitapta bir yer dikkatimi çekti. Kitabın arka kapağında Meursault' un anlamın olmadığı yerde bir anlam varmış gibi davranmayı reddettiğini , Yabancı' nın da çıkış noktasını bu oluşturduğunu ifade etmekte. Romanın bu felsefe üzerine yazıldığını zaten görmekteyiz. Aynı zamanda aslında başkahramanın kayıtsızlığını bir kabulleniş olarak görmemiş, bir isyan çağrısı olduğunu ifade etmiş. Belki gerçekten bir başkaldırıydı.
Benim için biraz farklı bir kitaptı. Ama insanın beyninde gerçekten farklı hisler uyandırıyor. Şimdiden okuyacak okurlara iyi okumalar. :)