Gönderi

5.12.1934 Kadınlara Seçme, Seçilme Hakkı Verilmesi Sürecine Dair
günümüzden yaklaşık 100 yıl önce, 16 mart 1924 tarihinde ankarada I. meclis binasında saat 13:45te dönemin mebusları toplanır. mebusların toplanma nedenlerinden birisi de seçilecek olan mebus adaylarının taşıması gereken vasıfları belirleyip karar verme hususudur. bu hususta oturuma başkanlık eden tbmm reisi ali fethi (okyar) bey 10. ve 11. maddeleri okur; madde-10: 18 yaşını tamamlayan her türk mebus seçimine katılabilir. madde-11: 30 yaşını tamamlayan her türk mebus seçilme hakkına sahiptir. ali fethi bey bu maddeleri okuduktan sonra mebuslara bu maddeler özelinde, ''söz isteyen var mı?'' diye sorar. bunun üzerine bayezid (ağrı) mebusu şefik bey; ''10. maddede geçen türk kelimesi içerisinde kadınlar da mevcuttur.'' deyince, konya mebusu refik (koraltan) bey; ''onlar da olacaktır.'' der. şefik bey bunun üzerine; ''bu maddeye bunu engelleyecek bir şey koymazsanız haliyle kadınlar da seçime dahil olur.'' diyerek kanuna kadınların seçme, seçilme hakkının engellenmesine dair bir madde konulmasını üstü kapalı dile getirir. bunu anlayan dersim mebusu feridun fikri (düşünsel) bey de şefik beye cevaben; ''zaten amacımız da sizin dediğinizdir. kadınlar da oy verecektir.'' der. bu kez de karesi mebusu ahmet süreyya (özgeevren) bey konuya dahil olur ve kadınların maddede özellikle belirtilmediği için seçme, seçilme hakkını almasının karşısında olduğunu dile getirir. karesi mebusu ahmet süreyya beyin bu sözüne kütahya mebusu recep (peker) bey şöyle diyerek cevap verir; ''süreyya beyin dediklerine bakılırsa, süreyya bey 'türk' kelimesinin kadınları içermediğini düşünüyor. oysa ben bu maddenin kabulü için el kaldırırken seçme, seçilme hakkına sahip 'türk' kelimesinin kadınları da içerdiğini düşündüğüm için el kaldırmıştım. bugünkü türk kadınlarının hepsinin mebus olacak denli yükselmiş olduklarını iddia edemem ama bugün ülkede en az erkek kadar kadın nüfusu vardır. bunun yanında türk kadını son mücadelelere ve fikri hareketlere asilane şekilde iştirak etmişlerdir. türk kadınının biz erkeklerin yapabileceği her şeyi yapabilecek kabiliyette olduğunu düşünüyorum. bu konuda eksikliği olan kadınların da bu eksikliklerinden de zamanla kurtulacaklarını düşünüyorum. türkiye bir halk devletidir, bir halk cumhuriyetidir. türk kadını türk halkının en azından yarısı değil midir? ben süreyya beyin dediklerine katılmıyor ve türk kelimesinin kadınları da içerdiğini düşünüyorum.'' bu cümlelere karşılık meclisten yükselen gürültü ve itirazlara karşılık bu kez de recep bey; ''nasıl ki her fransız denildiğinde fransız kadını ayrı düşünülemezse her türk denilince de türk kadını ayrı düşünülemez. tartışılan maddeye 'erkek nüfus' tabiri konulmadıkça bu madde kadınları da kapsar.'' der. mecliste bu maddenin düzenlenmesine yönelik iki takrir ortaya atılır. bu takrirlerin ilki afyonkarahisar mebusu izzet ulvi (aykurt) beyin; ''maddenin kadın erkek her türk şeklinde düzeltilmesine dair.'' teklifi ve gümüşhane mebusu zeki (kadirbeyoğlu) beyin; ''30 yaşını tamamlayan her türk beş senedir ikamet ettiği nüfusuna kayıtlı yerden mebus seçilebilir.'' şeklindeki teklifidir. bu teklifler konuşulurken bu kez de gelibolu mebusu celal nuri (ileri) bey kadınların seçme seçilme konusundaki haklarını gelecekte kullanmalarının gerektiğini savunur. celal nuri beyin bu düşüncesine kütahya mebusu recep bey; ''kadınlar türk değil mi? neden şimdi kullanmasınlar?'' der. devamında mecliste gümüşhane mebusu zeki (kadirbeyoğlu) beyin; ''30 yaşını tamamlayan her türk beş senedir ikamet ettiği nüfusuna kayıtlı yerden mebus seçilebilir.'' şeklindeki teklifi oylamaya sunulur ve meclisçe reddedilir. afyonkarahisar mebusu izzet ulvi (aykurt) beyin; ''maddenin kadın erkek her türk şeklinde düzeltilmesine dair.'' teklifini de urfa mebusu yahya kemal (beyatlı) bey; ''30 yaşını tamamlayan kadın ve erkek her türk mebus seçilme hakkına sahiptir.'' şekline çevrilerek kabul edilmesini teklif eder. meclis reisi ali fethi bey bu teklifi oylamaya sunar ve meclis bu maddeyi kabul etmez. kabul etmedikleri yönünde aldıkları bu kararı alkışlayan mebuslara kütahya mebusu recep bey; ''kadına hak vermediniz. bari bunu alkışlamayın yahu!'' diyerek tepki gösterir. devamında bayezid mebusu şefik bey 11. maddeye; ''seçen ve seçilenler erkektir.'' fıkrasının eklenmesini teklif eder. bu teklife dersim mebusu feridun fikri bey itiraz etmesine rağmen meclis reisi ali fethi bey tarafından ''maddedeki her türk yerine her erkek türk şeklinin konulmasını kabul edenler lütfen el kaldırsın... kabul etmeyenler lütfen el kaldırsın... kabul edilmiştir. maddeye her erkek türk tabiri konacaktır.'' şeklinde oylamaya konur ve kadınların aleyhine oylama sonuçlanır. bu oylama sonrası alınan karara konya mebusu refik bey; ''mecliste çoğunluk olmadığından karar kabul edilemez.'' şeklinde itiraz eder. mecliste, 'alkışlar, gürültüler, çoğunluk vardır.' sesleri yükselir. kargaşanın oluştuğu sırada, saat 15.50de meclis reisi ali fethi bey oturuma on dakikalığına ara verir. 16.25te devam edilen oturum sırasında artık kadının seçme, seçilme hakkından hiç söz edilmez. meclise mebus seçilmeye namzet kişilerin (erkek türklerin!) taşıması gereken vasıflar konuşulur... yalnız bütün bu tartışmalara şahit olan, türk kadınına seçme, seçilme hakkının tanınmamasını ve bu konunun geçiştirilme olayını, bu olayın gerçekleştiği oturumu unutmayan bir kişi vardır. o kişi Mustafa Kemal'dir. o, devrimler yeri ve zamanı geldiği zaman yapılmalıdır düşüncesinden hareketle bu konulara müdahil olmaz. ancak yine o toplumsal, hukuki, eğitim-öğretim alanında yaptığı devrimlerle kadının toplumda daha bir ön plana çıkmasını sağlar. Mustafa Kemal bununla da yetinmez. o, yurtiçinde yaptığı çoğu gezide kadınları hemen her alanda teşvik edici konuşmalar yaparak türk kadınını motive etmeye çalışır. türk kadınının yavaş yavaş eğitim-öğretim, hukuk, kılık/kıyafet alanlarında yapılan devrimlerle daha bir ayağının yere bastığını gören Mustafa Kemal 1930da türk kadının belediye seçimlerinde aday olup oy kullanabilmesini belediye kanununda yapılan değişiklikle sağlar. bunu 1933te köy kanununda yapılan değişiklik sonrası türk kadınının köylerde muhtar ve muhtar heyetine üye olarak seçilebilme hakkını elde etmesi devam eder. Mustafa Kemal, yavaş yavaş hem seçen hem seçilen olarak türk siyasal hayatına dahil ettiği kadınlara artık bölgesel değil ulusal temsil hakkının verilebileceğini de düşünür ve 90 sene önce bugün 5 aralık 1934te bu konu mecliste görüşülür ve devamında konu özelinde yapılan oylamada, 317 üyeli mecliste, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edilir. anayasanın 10. ve 11. maddeleri değiştirilerek her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verilir. 10 sene önce yukarıda anlatmaya çalıştığım şekilde hakları elinden alınan türk kadını Mustafa Kemal sayesinde bu hakkına geç de olsa kavuşur. **** ileti görsellerinde yukarıda yazdığım tartışmaların gerçekleştiği I. tbmm binasını ve bu tartışmalarda konuşan kişilerin görsellerini ilgilisine, merak edene faydası olması amacıyla paylaştım. ek olarak yukarıdaki tartışmanın gerçekleştiği meclis salonunu ve binasını görmek isteyenler olursa, bu salonu ve binayı sanal olarak gezip görmek de mümkün. ilgili link; sanalmuze.gov.tr/muzeler/ankara-... yine ek olarak yukarıda anlatmaya çalıştığım kadınların seçme, seçilme hakkının tartışıldığı tbmm zabıt ceridesi linkini de paylaşayım; www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTA... (kadınların seçme, seçilme konusu özelindeki tartışmalar pdf'nin 22. ve 25. sayfaları arasında yer alıyor.) son bir ek; #221920642
··
926 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.