Yola çıkma cesareti veren kitapları okumak çok şey katıyor okuyucuya. Hepimizin içinde kıvılcımlar var ama çok azı ateşe dönüşüp, kül ve duman ile son buluyor.
Kitabın önsözünü okuyunca içimde farklı bir his oluştu. Hem bir yaşamdan geçerken iş ve iç dünyasına ulaşacağım bu yolculukta tüm iniş ve çıkışlar için heyecanlıydım..
Diyarbakır Ulu Cami 'de başlayan kitap konağın koridorlarında devam etti. Sevgili Gamze Cizreli 'nin de dediği gibi, bazen bir hayat hikayesi yüzlerce nasihatten daha çok şey öğretir insana. Cizrelizadeler Konağı 'ndaki yaşamları okurken insan neler düşünmüyor ki... Büyükbabası ve babaannesinin içlerindeki ateşi, hiçbir yağmurun söndüremediği hikayesi, okuyucuya da vazgeçmemeyi hatırlatıyor.
Kitabı okurken "gümüş kaşık" benim için unutulmaz bir nesneye dönüştü. Artık nerede görsem ona yüklediğim anlam değişecek buna eminim.
Bir hayata, başka hayatların dokunuş şekli o kadar önemli ki, bunu kitabın her yerinde gördüm desem yeridir. Gamze Hanım 'ın yaşamı ile ilgili detayları anlatırken cesurca yaptığı öz eleştiriler, yolun başındaki insanlara da küpe olacak denli değerli. İş ve aile yaşamının bir durgun bir fırtınalı ikliminde aldığı yaralar ile onları nasıl iyileştirdiğine tanıklık ederken, geçmeyen kısımları ile yaşamaya çalışmanın hikayesi bir nevi.
Kendi yaşamındaki bir avuç topraktan, vatan yaratanların hikayesi beni her zaman etkiler.