Kitabı okurken kendiniz ile olan ilişkinizi gözden geçirmeden edemiyorsunuz. Her açıdan kitap size çok farklı pencereler sunuyor. İyi olanın iyi, kötü olanın kötü olmayabileceğine değiniliyor kitapta. Buradaki felsefik yaklaşık ile kendinizi çok fazla sorgulamaya ve etrafa bakışınız değişmeye başlıyorsunuz. Aslında bu olay örgüleri ile yazarın dini-felsefik bir metafor kurguladığını düşünüyorum. Kesinlikle okumalısınız her açıdan güzel ve benim için çok özel bir kitap oldu kendileri. Kısaca şu alıntı ile bitiriyorum ve herkese de tavsiye ediyorum. İyi okumalar :)
"It was a poisonous book.The heavy odour of incense seemed to cling about its pages and to trouble the brain. The mere cadence of the sentences, the subtle monotony of their music, so full as it was of complex refrains and movements elaborately repeated, produced in the mind of the lad, as he passed from chapter to chapter, a form of reverie, a malady of dreaming, that made him unconscious of the falling day and creeping shadows."
" Zehirli bir kitaptı; sayfalarına ağır bir tütsü kokusu sinmişçesine insanın beynini bulandırıyordu. Sayfalar ilerledikçe cümlelerin temposu, kitabın müziğinin o incelikli tekdüzeliği, karmaşık ve
detaylı anlatımların tekrarlanışı genç adamın zihnini ele geçiriyor, onu hastalıklı bir hayale daldırıp batan güneşi, içeri süzülen gölgeleri fark etmesine engel oluyordu."
The Picture of Dorian Gray