Gönderi

Tüketim çılgınlığına dahil olmak için kıçımızı yırtarken tüm insani değerler bir bir yozlaşıyormuş; sevgi, saygı, merhamet, dayanışma, paylaşma, aşk, onur, haysiyet beş paralık oluyormuş kimin umurunda... Umurunuzdaysa tüketmeyin oğlum, tüketmeyin; bırakın yıkılsın kapitalizm.
Sayfa 8 - dipnot·Kitabı okudu
·
738 Gösterim
1 Yorum
"Tüketim çılgınlığı" denilerek kapitalizme itilen durum, hükümetin devamlı para artışı eğiliminde bulunmasını savunan keynesyen/marksist merkeziyetçi iktisat teorisi dışında bir şey değildir. Keynes'in bugün evrensel olarak popüler olan öğretisi, tüketim ve anlık isteklerin tatmin edilmesidir. Merkez bankalarının para politikası, para arzını sürekli artırarak tasarrufu ve yatırımı daha az çekici hale getirir. İnsanların tüketimini arttırırken tasarruflarını azaltmalarına sebep olur, bunun gerçek etkisi tüketim kültürüdür. Anlık zevklerin tatmin edilmesi ve tasarruf düşmanlığı keynesyenliğe özgü bir eylemdir, çünkü tüketimin ertelenip paranın tasarruf edilmesi halinde toplam harcamanın azalacağından ötürü toplumda enflasyon yaşanacağı iddia edilir ancak gerçeklik böyle değildir. Sonuç olarak enflasyonu etkileyen tek faktör para arzındaki artıştır ve hükümetler resesyon zamanında harcamayı arttırmak için vergileri arttırmak yerine genelde bu yola başvurmayı tercih eder ve durum kendini sürekli tekrar eder, bu durum Marksist/Keynesyen iktisatçılar tarafından "kapitalizm ve sürekli tüketim" olarak yorumlanır.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.