10/10
·448 syf.··
2023 268. kitabı
Arkadaşlar ben bir şey okudum. Evet bu ay resmen bu cümleyi ikinci kez kuruyorum ve bu kitap kesinlikle hak ediyor. Tamam her okuyan arkadaşım helede saltokur kitabı okurken delice beğendiğini söyleseyde acabalarım vardı. Daha ilk sayfalardan sildi süpürdü. Gerçekten övgünün fazlasını hakediyor. Konusu mitoloji, aşk, savaş kavramlarını taşısa da arkasında daha önemli bir detayı var. Güçlü kadınlar. Malum geçmişte ve hatta günümüzde devam eden ataerkil toplum büyük bir değişime henüz uğramadı. Mara ise bu algıyı bir karakter olarak geçmişte yıkıp atmanın peşinde. Çünkü kendisi Apollo 'ya sunulmak için yetiştiriliyor. Hatta Mara bu ulu tanrıya sunulmak istenmesine, onun gelini olabilme ihtimaline bile karşı ve kendisi inançsız. Yanlış duymadınız. Kendisi inançsız ve seçilen gelin kendisi olduğunda ne yapacağını da bilemiyor. Çünkü bu sistemi kabullenmek istemiyor. Kendi seçtiği adamla evlenmek, ailesinin yanına gidebilmek gibi özgürlükçü (ironidir) düşüncelere sahip. Tabiki bu kadar karmasanın içinde olmaması gereken bir hata yapıyor ve ayin sırasında kendini başka bir tanrıya diyor. Rae.. Troya'nın Tanrısı ve Kehanetin Tanrısı Rae. Buraya kadar trajikomik bir durum evet ama ya sonra? İnanın daha bu başlangıç. Neler oluyor neler. Kızımızın mücadelesi, korkak ama cesur yanları, gücünü fark etmesi, özgürlüğü atması.. Aslında ne kadar yuvasız hissettiği şehrinden ayrılıp, yüreğindeki yuvaya varması çok iyi işlenmişti diyebilirim. Rae bebeğim. Yahu her yan karaktere düşen ben bu seferde tuttum bir Tanrıya düştüm iyimi? Hayır adamın düşünceleri o kadar güzel ki sey diyesim geldi 'Gel Rae seni dünyadaki tüm erkeklere ders vermen için bizim evrene götürelim. Çünkü senin kafa yapında 3-5 kişiye daha ihtiyacımız var.' Karakter olarak ne yazsam eksik kalır. Kendinden emin ama gücünü kadınına karşı kullanmayan, onu koruyan ama asla gözüne sokmayan, ona özgürlük hakları tanıyan ve en önemlisi içindeki güce inanmasını sağlayan kaç erkek tanıyorsunuz? Ben 2 kisi falan.. Peki aşkı için yaptıkları? Ya ödediği bedeller? Yani adam tamda idol olacak türden. Hemde ne idol.. Tanrım! Ikilinin aralarındaki diyalog gerçekten çok güzeldi. Anlamasa bile kuyruğu dik tutan Mara ve onun hep yanında olan Rae göz kamaştırıcıydı. Hele ki bir de Mara'ya sesleniş hallerine bayıldım. Rae ve fantazi düşünceleri ve arada yaptığı minik espriler çok güzeldi. Keşke bir de hiç olmadık yerlerde yapmasaydı. Mara ve lanet etmelerine kahkaha atmaktan duramadım. Kıyamam kız neye kolay dese başına bir sürü iş açıldı. Karr ve sadakati, sempatik halleri ile bir savaş tanrısı olarak bana kendini çokça sevdirdi.Savaş kapıda, gücünden haberi olmayan bir ölümlü, tanrılar arası güç kavramı, Krallık, ordu ve her şeyin ucunda asırlara dayalı bir sevda.. Daha ne olsun? Kitabın kapağında eğer yabancı bir yazarın ismi olsaydı inanırdım. Bu kadar az bilinen bir konuda bu kadar şahane bir eser ortaya koyduğu için ayrıca Dilara Özçelik 'yı tebrik etmek istiyorum. Umarım devamı için çok beklemeyiz. Zira ben yaşlıyım ve devamını görmeden dahada yaşlanmak istemiyorum.. Hala ne duruyorsunuz! Hemen ama hemen bu kitapla tanışmanız lazım. Okuyun, okutturun efenim..
1000k
Ölü Tanrı'nın ŞarkısıDilara Özçelik · Ren Kitap · 2023969 okunma
·
511 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
+18 var mı?