Gönderi

Borç ve vazifemiz
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 19:29
Falih Rıfkı Atay tarafından yazılan okunması adeta borç ve bir vazife sayılan tarihsel hatırat. Cemal Paşa sözünü duyunca arabacıların atlarının tutumlarının bile değiştirdiği bir dönem. Fakat yine de yazarımızın Cemal Paşa'nın odasına girerken solda Şeria Nehri ve Lut Gölü sağda Kudüs şehri önde Moskofiye denilen Rus Yapı derken dönem karmaşası ve Talat paşa'nın Bulgar nazırlığıyla görüstükten sonra "Keşke bugün ölmüş bulunsaydım." dediği cümleyle de dönemin savaşları gözler önüne seriliyor. Ümit, hayal, iyimserlikten yoğrulan bu altın çağ bir dede başı kadar yıpranmış, çileden geçmiş omuzlarının üzerinde güç bela duracak kadar ağırlaşmıştı. I. Dünya Savaşı'nı kazansak bile bir cinayet olacağını, Türkiye'yi kurtarmak için Alman zaferinin yetmeyeceğini Türkiye'nin Enver ve Almanlardan da kurtulması gereken dört yıllık bir süreç. Enver Paşa'nın gençliğin aradığı hürriyetleri,kadın, tefekkür ve hayat hürriyetini Orta Çağ müslümanlığının bütün yeşilliğiyle devam edeceğini düşünen Allah tarafından Türk hakanlığını kurmaya müekkil olduğunu düşünen hayalperest çılgınca kişiliği. Rus düşmanlığı, Alman gücü, İngiliz yenilmezliği. Harbi bir çıkmazlığa mahkum eden İngiltere, bizi açık olarak onların cephesine yaklaştırmayan Rusya, Almanlarla birlikte harbe girerek mahvolduğumuz son âlem.. Samimiliği temsil eden adamlar iktidardan en iyi faydalanmış olanlardır. Çünkü İttihat ve Terakki'yi sorumsuz adamlar soysuzlaştırdı. Devlet kuvvetlerinin yerini başka şahsi kuvvetler tutamazdı. Nihayetinde her Firavun'un bir Musa'sı olduğu gibi 'En azılı katili eli titrek bir hakim mahkum eder ve bir çingene asardı. Bekçisi olduğumuz imparatorluğa İngilizler, Fransızlar, Ruslar, Yahudiler, Almanlar girmişti. Geç kalmıştık. Artık ne Suriye ne de Filistin bizimdi. Rumeli'yi kaybetmiştik. "Geç Yiğidim geç." Harp etkisiyle de Hristiyanlık, Müslümanlık, Araplık, Yahudilik meselelerinin bir nifak tohumu gibi Akdeniz, Kızıldeniz, Çöller boyunca yanıp durduğu,harbin başında bağımsız bir mutasaraflık gibi hareket eden Lübnan'a maruni patriğini atayan Hristiyanlar 4 yıl içinde 32.000 Müslüman nüfusunu 800'e indirecek kadar kanlı vahşetlerini tıpkı bugünki gibi eyleme dökmüştür. Kudüs'ün yerli meselesi;Yahudi Arap meselesi bir avuç Yahudi 600.000 Arap! Kudüs kelimesi hristiyanlığı hatıra getirir. Fakat ne bu Kudüs'te ne de Filistin de Hristiyanlık diye bir mesele yoktur. Kudüs'ün hıristiyanlığı, Ortodoks Petersburg protestan Berlin, dinsiz Paris, Katolik Roma ve Anglikan Londra'nın politika meselesidir. Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını Semiz Yahudi içer. Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için Yahudilerin Kudüste yüzlerce yıldan beri her cumartesi günü başlarına dayayıp ağladıklarını ağladıkları taşı ziyaret ediniz. Yüzlerce yıllık gözyaşı.. Bu ağlama duvarını bir santim aşındırmamıştır. Paranın kuvvetini anlamak için de Filistin kıyılarını ve içlerini Yahudilerin ve büyük Arap sayısını çöle doğru süren siyonist sömürgeciliği görün. Yüzlerce yıllık gözyaşı.. Balfour'un bir nutku Davud'un bütün mazmunlarından daha tesirlidir. İmparatorluğu içine çeken bir mezar. Ahmedler'i Mehmedler'i kumarda kaybettik. Bu vatan hiç kolay kazanılmadı. Hücumun ortasında düşman askerinin ayakkabısını almak için durmak zorunda kalacak kadar zor, düşman çantalarından çıkan diş macununu yemek sanıp yiyecek kadar yokluk, patlamamış mermileri toplayıp tekrar kullanmak için her şeyi göze alacak kadar cesur kahramanlar sayesinde kazanıldı. Tenha Çöllerde Türklerin harbini görmeyenler Türklerin Kahraman olduğunu nasıl anlayabilir? Hicaz çölünde düşman sabit bir şey değildir. İstikametini bulamamış bir rüzgar gibi şuradan şuradan az veya çok gece veya gündüz çıkıverir. Fakat bunun ne ehemmiyeti var? Her tarafta bir neslin kahramanları var.Kahramanlar için iklimler, düşmanlar, denizler ve karalar birdir.
Gerçek Acılar
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.