“Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor”, Damla Karakuş’un Celal Şengör ile yaptığı söyleşinin kitabı. Kitap sıkıcı bir biyografi olmaktan çok uzak. Sanki Şengör’ü televizyonda izliyormuşsunuz gibi akıcı. Şengör’ün film ve kitap tavsiyeleri ise kaydetmeye değer.
Kitabı okudukça hayatta neyi araştırmaktan zevk aldığımızı erken yaşlarda bulmanın, yetenekli olduğunuz alanı keşfedecek donanımlı öğretmenlerle karşılaşmanın önemini bir kez daha anlıyorsunuz.
Ben Şengör’ün her görüşüne katılmasam da, bir bilim insanı olarak kendi alanına katkılarına ve Türkiye’yi temsil edişine her zaman hayran olmuşumdur.
Zaten Celal Şengör’ü takip eden ve her programını izlemeye çalışan biri olarak, bu kitabın bana kattığı en önemli şey ise Şengör’ün düşünce tarzını, neyi neden savunduğunu ya da sevmediğini daha iyi anlamam oldu.
Neden Kenan Evren’i seviyor ve yaptığını doğru buluyor?
Feminizme neden karşı?
Neden Fransız İhtilali ve çoğulcu demokrasi karşıtı?
Felsefe ve tarih hariç tüm sosyal bilimleri neden reddediyor?
Bu sorulara cevap bulmak benim için kitabı doyurucu hale getiren şeydi.
Tabii ki onu anlamam ona hak verdiğim anlamına gelmiyor. “Yalnızca eğitimli bir zihin, kendi düşüncesinden farklı bir düşünceyi kabul etmek zorunda kalmadan anlayabilir.” demiş Aristoteles.
Dostoyevski ise “Ne zaman insan oluruz? Aynı fikirde olmamak, düşman olmak zannedilmediği zaman. Bir fikir ayrılığına rağmen karşındakine saygı duyabiliyorsan insan olmuşsun demektir.” der.
Celal Şengör’ün Türkiye için önemli bir bilim insanı olduğu ve değerinin daha çok bilinmesi gerektiğini düşünüyorum. Şunun şurasında Atatürk’ü bu kadar özümseyen kaç kişi kaldık ki.
Keyifli okumalar Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı EtkiliyorCelâl ŞengörDamla Karakuş