Yazarın okuduğum ilk kitabı. Ne yalan söyleyeyim bana Stefan Zweig’ı anımsattı. Bir kadın ve tutkuyla bağlı olduğu bir adam. Tutkunun ne kadar kuvvetli bir duygu olduğunu, kadının hayatına nasıl tesir ettiğini çok net okuyoruz. Öyle ki kadının tutkuyla bağlı olduğu adam evli. Ama bu kadın ve adamın buluşmaları için engel teşkil etmeyip kadının tutkusunu daha fazla tetikliyor bence. Aşırı duyguların insanların hayatlarına nasıl etki ettiğini, gözlerini nasıl kör ettiğini fark ediyoruz.
Kitabın dili oldukça sade ve akıcı. 51 sayfalık kısa bir kitap bir günde bitirebilirsiniz.