Müthiş bir kalem ve çaresizlik içinde kalan bir adamın ruh hali. Aklı ve kalbi farklı eylemlerde bulunması için emrediyor kahramanımıza. Hatta kendiside bir aşamada ortadan ikiye bölünecek gibi hissettiğinden bahsediyor. Bir tarafta duyguları, sanatı, biricik eşi diğer taraftaysa 'mecburiyet' duyduğu vatani görevi..
Okumayan arkadaşlara kesinlikle öneriyorum. Kitap anlatılan konun çok daha fazlasını hissettiriyor. Ömrümüz boyunca mecburiyet duyarak yerine getirdiğimiz görevler gerçekten mecburiyetimiz mi? Eğer öyleyse gerçekten özgür müyüz?