Puan vermedi·488 syf.····Okunma: 18 Aralık 2023 01:02 Herkese merhaba. Bugün H. G. Wells'in "yazdığım ve yazacağım en iyi roman" olarak nitelendirdiği eseriyle karşınızdayım. Kitapta George Ponderevo adlı bir adamın ilginç hayat hikayesini okuyoruz. Roman, George'un çocukluk yıllarını geçirdiği Bladesover Hanesi'nde başlıyor.
George, annesinin hizmetçi olarak çalıştığı bu yerde, ilk olarak herkesin bir yeri olduğunu ve ona göre davranması gerektiğini öğrenmesine rağmen bir gün maalesef yerini unutur. Bunun sonucunda da evden kovulup amcası Edward'ın yanına gönderilir. Babasının kim olduğunu bile bilmeden büyüyen bu çocuk, birden bir amcası olduğunu öğrenir ve onunla yaşamaya başlar. Eczacı olan amcası, George'u çırak olarak yanına alıp eğitiminden arta kalan zamanlarda da ona işi öğretmeye başlar. Aradan yıllar geçtikten sonra amcası çok önceden beri aklında olan bir projeyi hayata geçirmeye karar verir. George'tan da ona yardım etmesini ister. Kendisini, amcasının ürettiği, "her derde deva" Tono-Bungay girişiminin içerisinde bulan George, kariyer basamaklarını bir bir çıkmaya başlar.
Aslında hiçbir işe yaramayan bu sıvı, çokça rağbet görür ve kısa sürede Ponderevoları başarının zirvesine ve toplumun üst kademelerine yükseltir.
Tono-Bungay, yazıldığı döneme, o dönemdeki toplumsal yapıya ve kapitalist düzene ışık tutan harika bir romandı. Wells'in hayatından da izler taşıyan bu roman, George'un ağzından tüm ayrıntılarıyla birlikte anlatılıyor. Karakterimiz görmüş geçirmiş, olgun bir adam olarak karşımıza çıkıyor ve geçmişini bizlere anlatmaya başlıyor. Çocukluğu, amcasının yanına gittiği zaman yaşadıkları, üniversite hayatı, Tono-Bungay ve getirdiği güzellikler, aşk hayatı ve daha birçok şeye tanıklık ediyoruz. Hayatı boyunca çeşitli insanlar ve yaşam tarzları gören George'un kendisini tanıma ve toplumda yer edinme çabalarını görüyoruz. Kitabın başlarında uzun uzun çocukluk ve gençlik dönemini okuyoruz. Sonra Tono-Bungay'ı pazarlama kısmı geldiğinde pek de ayrıntılı bir şekilde ilaçtan bahsedilmiyor. Reklamın gücüyle nasıl yayıldığını ve rağbet gördüğünü okuyoruz sadece. İlk yarısından sonra Tono-Bungay'la ilgili daha çok şey öğreniyoruz.
Kitapta çok fazla mekan tasvirleri ve betimlemeler var. Bu bazen sizi biraz sıksa da yine de merak ederek okumaya devam ediyorsunuz. Kitabın çevirisini çok beğendim. Kapak tasarımına da bayıldım. Çok iyi düşünülmüş bir tasarım bence. Her şeyiyle çok güzel bir kitaptı. Severek okudum. Tono-Bungay aslında bilimkurgu değil de daha çok otobiyografik bir eser diyebilirim. Wells'in hayatından da birçok izler taşıyan, edebi yönü yüksek harika bir eser. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Sevgilerimle...