Cadı meclisinden güçlü bir nesne çalınıyor. Ve cadılar onu ele geçirene kadar kendi adaletlerini sağlamaya niyetliler. Yaptıkları kıyımların peşinde ise onlara karşı durabilen tek silaha sahip avcılar var. Engizisyon cadıları bulmak için büyünün tatlı kokusunu takip ediyor. Bu karmaşanın ortasında çalınan nesnenin peşinde ise Lou var. Kendini cadılardan gizlemek için.
İki düşmanın birbirine zorla bağlandığı bir hikaye okuyoruz.
SPOILER
.
.
.
.
.
.
Büyünün işleyiş tarzı klasik aşırı güçlü cadılar hiç zarar görmüyor şeklinde değil. Simyanın eşit takas ilkesiyle oluyor ki bu kısım çok hoşuma gitti. Çünkü doğa denge ister. Elbette cadıdan cadıya hayal gücüyle bu kuralın işleyişi ve yapılan fedakarlıklar değişiyor. Bu da bizi Lou nun neden ölmek zorunda olduğuna getiriyor. Düşmanının soyunu kurutmak için kendi soyunu kurutmak eşit görünüyor. Ayrıca büyünün farklı türleri olması ve kan cadıları da kitapta iyi düşünülmüş.
Bazı yorumlarda Reid'in ilk aşkını çok hızlı unuttuğu yazılıyor ki bence yanlış. Reid Lou ile tanışmadan önce terkedilmiş ve arkadaşları tarafından sürekli dalga geçiliyor. Tüm bunları hesaba katarsak birden sevdiği kadının taban tabana zıttı biriyle evlendiriyor ve ondan sorumlu tutuluyor. Reid sorumluluk bilinci çok yüksek biri. Daha dün tanışmış olsalar bile sorumluluk gereği karısını kolluyor, sevdiği için değil. Lou ise bunun farkında. Zaten bu yüzden sürekli Reid in onu sevip sevmediğini sorguluyor. Kendi annesi tarafından boğazı kesilen ve bundan kurtulmak için neyi feda ettiğini bilmediğimiz bir karakter. Bunlara rağmen birbirlerine tam uyuyorlar bence.