Değil 128 sayfa 1128 sayfa olsada okumaya doyamayacağım #roman Kasr-ı Dil-Küşa
5 Temmuz 1900, Vafeohori yokuşundan çıkıp Mirgün Sahilinde Konstantiniye'nin en temiz havasını soluyoruz.
Dil Küşa Sokağına misafir oluyoruz.
Aspar ve Talay kardeşten öte bağlı birbirlerine. Mahalleye taşınan Dünya güzeli kız Alesia da katılır onlara.
Çok önce Alesia ve Aspar'ın babası kadim dostmuş. Takiii Alesia'nın mermer ustası babası Kırkkilise iş alıp gidene kadar.
Bu iki kadim dost birgün ortadan kaybolur...
Aspar ve Talay aramaya başlarlar. Bu aramadaki olaylar o kadar gizemliydi ki her sayfada adrenalin yükseliyor. Tebdil Eskisi Sokağı, Hakkak Yümni Sokağı, Metruk evlerin önünde nöbet tutmalar, herkesin duyduğu ama ne olduğu çözülemeyen sesler. Mirgün Bahçesinde nöbet tutarken Robert Koleji öğrencilerinin bir arkadaşlarını tartaklamarına mani olup ve sonunda suçlu olarak karakola, mahkemeye derken hapse giren Aspar ve Talay 6 ay yerine 2. ayda tahliye olurlar.
Tesadüfen Aspar babasına rastlar ve ortadan gizemli kaybolma nedenini anlatınca romanı çok farklı bir yere götürüyor.
Rum-Türk
dayanışması
Bu sayfalarda şok oldum.
Aspar ve Alesia aşkının sonu beni çok şaşırttı. Son sayfalarda yaşanan her olayda ters köşe oldum.
Çıkmaza giren aşkıyla, gizemlerle doluydu. Ama en çok hoşuma giden İstanbul'un şu anki mahalle, yer mekanların eski isimlerini öğrendim.
19. yüzyılda İngiltere'de kurulan birebir temasa dayalı takım sporu Rugby, Black Stocking 1899 yılında kurulan ilk Türk Futbol Kulübünü, ( Fenerbahçe nin temellerinin atıldığı kulüp) Şükrü Saraçoğlu Stadyumunun olduğu yerde, yumurta taşıma, çuval ve halat çekme oyunlarının yapıldığı ve zenci kadınların seyyar satıcılık yaptığını öğrendim. Bunlara benzer detaylar kitabı gözümde daha da değerli kıldı.
Anlatım üslubu her konunun duygusunu birebir yaşatacak kadar kuvvetliydi. Yazarın özgeçmişi okuma hırsı mükemmel
Okumak için geç kalmayın