Merhabalar sizlere mükemmel bir serinin dördüncü kitabı olan #thegraymanamansız yorumuyla geldim.
Bu tarz da bu kadar uzun bir kitabı ilk defa okudum. Casuslar, özel ajanlar, suçlular, ve kiralık katiller. Her detayı sürükleyici bir akışda ilerliyor bu kadarını beklemiyordum gerçekden öyle ince detaylar var ki okudukca kapılıp gidiyorsunuz. Olayları ve gizli planları çözmek onun işi tabiki Court Gentry. Matthew Hanley'in en güvendiği suikastcisi. CIA in tetikcisi Court yeni görevine yaralı olmasına rağmen müthiş beceri ve başarıyla devam etmekde Hanley'e hayır deme imkanı yokken başarısız olma gibi bir lüksüde yok. Kaçırılan gizli görevdeki ajanı kurtarmak ve alınması gereken bilgileri Drummond' dan öğrenmesi gerek ve her şeyi öğrenen Court. Venezuella istihbaratının Drummond'u öldürmeye gelmesiyle çıkan olaylarda kendini kurtarır ve yeni görevine hazırdır. Yeni görevi CIA tetikcisi Zoya ya yardım etmek. Zoya'yı takip ederken Venezuella daki suikastci ekiple tekrar karşılaşır. Zoya'nın görevi Berlin'deki özel istihbarat şirketine girmektir. Zoya ve Court buradan sonra İsrail , Amerika, İran ve Rusya hükümetleri arasında ki satranç taşı. Olayları ve piyonları kimler yönetiyor. Court ve Zoya nasıl bir yol çizip bu gizemi nasıl çözecekler? Ve hepsi kitapda #okudumokuyun diyorum müthiş bir kaçma kovalamaya hazır olun..
The Gray Man