·254 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Aralık 2023 20:49 Milattan Önce Ali Taksim
Geçmiş, geleceğimizi sağlıklı bir şekilde oluşturabilmemiz için bize her zaman çeşitli miraslar bırakmıştır. Bu mirasların bir kısmı edebi bir kısmı ise tarihi yönüyle günümüze mesajını vermektedir. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir coğrafyada bulunan ülkemiz de bu mesajlardan nasibini almıştır. Hem de fazlasıyla… Ülkemiz sınırları dahilinde, birçok medeniyetten kalma edebi ve tarihi eserler bulunmaktadır. Bunlardan birisi de dünyaca tarihin sıfır noktası olarak bilinen, Şanlıurfa ilinde yer alan Göbeklitepe’dir. Göbeklitepe, üzerinde yapılan kazı çalışmaları günümüzde de devam etmesine karşın, bu zamana kadar çıkarılan tarihten tahmin edildiği üzere eski bir inanç merkezi olma özelliğini taşır. Peki gerçekten durum böyle midir? Arkeologların yıllar süren çalışmalarına rağmen Göbeklitepe’deki gerçek gizem çözülebilmiş midir? Üç arkeoloğun önderliğindeki bir kazı ekibinin Göbeklitepe’deki çalışmalarında bir gün ilginç bir olayla karşılaşılmıştır. Bu olay tarih öncesi ile günümüzü karşı karşıya getirecek olayın başkahramanlarından olan üç arkeoloğu uluslararası hatta evrensel bir kargaşanın içine sürükleyecektir. “Peki ya gerçek bildiğimiz gibi değilse.”
Sizlere görkemli bir bilimkurgu kitabi ile geldim. Okumak zevk aldığım bir tür özellikle işin içinde uzaylı ve bilinmeyen bir tür varsa. Cok heyecanli ve surukleyici bir konusu var öncelikle arkeolog gabriel, Renan ve Pamir bizleri müthiş bir maceraya sürüklüyor. Hikayemiz Göbeklitepe kazı yapan ekibimiz gizemli bir harita buluyorlar bu harita bizi bambaska bir boyutta götürüyor. Evrende yalnız mıyız yoksa farklı varlıklar mı var dunya sadece bizim dünyamız mi yoksa bambaska katmanlar mı var. Aksiyon macera dolu bir kitaptı. Yine muhteşem bir sonla bitti mi ya da bitti mi yoksa yeni bir evrene adım mı atacağız.
Beyaz gölgeli basamaklardan çık, gör bak sevgiyi ne kadar da açık.Sıkıca kilitlemiş bir kutu gibidir insan, içini açabildiğinde anlarsın saklı duyguları
Sonsuz bir ışığın gölgesinde gibiyiz, ne kadar ilerlersek o kadar yok oluyoruz sanki
Bir harita ki yol gösterir, bir yol ki sonsuzluğa götürür.
Peygamberler şehrinde çekilir sular, günahlar etrafı sardığında.
Okunabilirse bir müzede tarih, yaşar o zaman gelecekte geçmiş.
Anlaşılamayanla vakit kaybetmek yerine, anlaşılabilir bir hayata sarılmak, iç huzuru zenginleştirir.
Kiminde manevi bir huzur, kiminde eski bir tarihin varlığıdır Balıklıgöl
Bir kale olusturur düşüncelerim zihnimde, sert bir kayayla yoğrulmuş gecilmeyen duvarları olan
Beklemediklerimiz şekil verir hayatlarımıza, beklediklerimiz de bunların eseridir.
Karanlığa batmaktır insana yolunu kaybettiren
Hayallerimiz azim ve çaba gerektirir. Uğraş vermeden gerçekleşmesini umabileceğimiz her şey sadece mucizelerden ibarettir.
Yalanlarla yürütülen bir gemi elbet karaya oturacaktır
Karanlık çöktüğünde yıldızlar coşacak, ya ay kaçarsa?.
Kelimeler olmuş tutsak, sözler kafesli. Cümleler birer birer dar ağacında..
Hayatının bir bölümünde idealleri için çalışmayanlar, ömür boyu keskelerde yaşarlar
Önce kendine hedefler koy. Sonra da bunları yapabilmek için çok az zamanın kaldığını düşün.
Bir işin ehli olmak, cok bilginin yanı sıra yüce bir karakter gerektirir.
İnsanların sana inanmasını istiyorsan önce kendine inanmam gerek.
Sakin bir ifadeyle gülümsüyorum beni sırtımdan vuranlara. Biliyorum ki vurdukları yerden elbet bir gün vurulacaklar.
Bir sapak ki dönülmez kader, ayaküstü sürünmekle eş değer
Sorgulamıyorum geçen zamanı, ondan geçer bu acılar.
Korkularımız bizi kendimize düşman etmez, Tam aksine bizim karakterimizi biçimlendirir
Saklı bir dünyada gibidir insan. Koskoca bir evrende yaşam kalıntıları arar.
Bütün gözler üstünüzdeyken, iki gözünüzden çok daha fazlasını görmelisiniz.