8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 137. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2023 00:24
*Rus mafyasının pakhanı Roman Petrov ve İtalyan mafyasının Don’u , barış için anlaşmalı bir evlilik ayarlamıştı. İşte, Rus mafyasının, görüntüsüyle bile çevresindeki herkesi korkutan sert adamı Mikhail Orlov ile İtalyan mafyasının Capolarından Bruno Scardoni’nin genç ve güzel kızı Bianca’nın evliliği böyle başladı. *Aslında Mikhail, evleneceklerini bilmeden önce bile Bianca’yı balerin olarak dans ettiği gösterilerde gizli gizli izliyordu ve bu evlilik kararı alınmadan önce de ilgi duyuyordu O’na. *Bianca sakatlanmış ve profesyonel balerinlikten emekli olmuştu. Dik başlı ve ne istediğini çok iyi bilen Bianca, hayatı boyunca babasından şiddet görmüştü ve evliliği de küçük kız kardeşi Milene’yi babasının gazabından korumak için kabul etmişti. *Yara izleriyle dolu vücudu ve yüzüyle insanların kendisinden bucak bucak kaçmasına alışkın olan Mikhail, küçük eşinin görüntüsüne vereceği tepkiyi merak ediyordu. *Bianca da, hızlı gerçekleşen tüm bu evlilik olayından dolayı şaşkındı. Ama, zoraki başlayan evlilik her ikisi için de sürprizlere gebeydi. *Bu tür kitapların çoğunda olduğu gibi kahramanlarımızın hayatları da iki bölüme ayrılmış gibiydi. Aile ortamı beyaz, saf ve yumuşakken, içinde yaşadıkları, işlerini yürüttükleri dünya acımasız, karanlık ve sertti. Gerçek hayatta olduğu gibi burda da önemli olan aradaki dengeyi nasıl sağladıklarıydı. *Bratva’nın en sert adamlarından biri olan Mikhail’in Bianca söz konusu olduğunda sert bir kayadan pamuk şekere dönüşmesini okumak çok zevkliydi. *İkisinin de zor ve acı dolu günleri ve bu günlerin bıraktığı hem fiziksel hem de psikolojik yaraları vardı. Daha doğrusu ruhsal yaralardı bunlar. *Birbirlerine karşı duydukları saf tutku ve sevgileri bu yaralara merhem olacak mıydı? *Bianca, Mikhail’in duvarlarını aşıp O’na, ruhuna dokunabilecek miydi? Ya da ikisi birbirlerinin ruhuna? *Öykü olarak Mafyatik bir ‘Güzel ve Çirkin’ uyarlamasıydı. İnsanın ne kadar güzel ya da çirkin olduğu önemli değildi. Önemli olan, sevdiğinin gönül gözünün onu nasıl gördüğüydü. Bu öyküde de birbirini tüm kusurlarıyla, güzellikleri ve yaralarıyla seven iki güzel aşık okuduk. *İlk kitapta olduğu gibi bu kitap da hem inceydi hem de çok akıcı bir dille yazılmıştı. Dilini, karakterlerini, romantik sahnelerini severek bir solukta okudum. *Cinayet, işkence, suikast gibi sahnelerle, mafya kitabı olmanın hakkını da veren bir kurgusu vardı. *Bir sonraki kitabın kahramanı Sergei’in hikayesini de merakla bekliyorum. *Romantik ve sert sahneler içeren bu kitabı da, mafya öykülerini seven 18 yaş üstü tüm okurlara tavsiye ediyor, keyifli okumalar diliyorum. Kitaplarla kalın. (alıntı) “Bana bir panteri anımsatıyordu -iri, kara ve görünürde rahattı- ama tüm o rahatlığın ve sakinliğin altında bir canavarın olduğunu hissediyordum.” “ ‘Ben altı defa evlendim, biliyor musun?’ diye devam etti. ‘Herkes benim biraz kafadan kontak olduğumu düşünüyor… çorap değiştirir gibi koca değiştiren bir Giulia. Halbuki bana ilk kocam Vitallo gibi bakacak bir adam bulmaya çalışıyordum ben.’ ‘Peki o nasıl bakıyordu?’ diye sordum. ‘Senin Bianca’ma bakışın gibiydi. Sırf o ayaklarını yakmadan karşıya geçebilirsin diye yanan kömürlerin üzerine yatacakmışsın gibi.’”
Kırgın FısıltılarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20232,266 okunma
·
84 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.