İlk mektup-roman okuma deneyimimdi, okurken başta zorlandım sıkıldım ve yarım bırakmak istedim. Sonra aslında merak duygumu canlandırdığını kaleminin beni beslediğini fark ettim. İnsanin duygu ve düşüncelerini bu kadar güzel kaleme alınması insanların neleri nasıl hissettiğini bu kadar ince işlemesi hoşuma gitti. Kitap okurken daima hüzünlendiriyor, geliri düşük yaşamakta zorluk çeken insanların hayatta ki kaygılarını, kırıklıklarını, etraflarına karşı hassasiyetlerini o kadar güzel kaleme almış ki Dostoyevski, okurken daima içsel bir hüzünle baş başa kalıyorsunuz. Yaşamında daima zorluklarla karşılaşmış yokluk içinde bocalamış iki insanın yine acılarıyla birbirine bağlanmasını ve bu acılardan sevgi dinamiği oluşturmasını konu edinmiş. Yaşam sizi neyle besliyorsa sevgi bağınız da onun üzerine kuruluyor. Bu yüzden birbirlerine hep acılarından bahseden ve bunu yaparken de duygularını çok ince bir şekilde yansıtan bir katip ve küçük bir kızın bu güzel mektupları okunmaya değer.