Puan vermedi·480 syf.····Okunma: 17 Aralık 2023 00:00 Bu kitabı okuyana kadar sanat tarihini sevdiğimi veya sanatı bu kadar seveceğimi düşünmezdim. Adını bilmediğim hatta görmediğim tabloların hikayesini okurken mest oldum. Kitabın anlattığı onca gizemin yanında,bu tür bilgiler edinmek şahaneydi.
.
Üniversitede psikoloji okuyan ama aynı zamanda bir sanat galerisinde çalışan gizemli kızımız Feray. Bir gece patronundan gelen mesaj üzerine galeri’ye gider ve patronunun cesedi ile karşılaşır. İki gün sonra yapılacak olan sergiye ait çok değerli bir tablo da çalınmıştır üstelik. Cesedi bulan kişi olarak Feray,cinayetin baş şüphelisi olmuştur. Cinayetin ardından hayatına yeni karşı komşusu Hektor girmiştir. Feray,nedensizce Hektor’a çekilir ve onu bir yerlerden tanıdığını düşünmektedir. Feray’a gelen isimsiz mektuplar da işin içine girince,bu gizemi çözmek için ona Hektor yardım edecektir. Her cevap onları diğer zarfa götürür. Aynı zamanda geçmişin sırlarını ortaya dökecek ve Feray, hep kaçtığı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.
.
Yazarın kalemini çok sevdim. Karakterlerin gizemi,olayların akışı tam dozunda verilmişti. Bir hikayede gizem varsa,o hikayenin kötü olması mümkün değil. Buna bir de kaliteli bir kalem yazdıysa eğer tadından yenmez. Hikaye başından itibaren sizi içine alıyor. Hektor kim ? Feray’ın geçmişinde ne oldu ? Feray ile Hektor’un nasıl bir ortak noktaları var diye diye okurken,bir çırpıda bitiyor kitap. En başta söylediğim ünlü tabloların hikayesi de cabası olmuş. Sonunda öğrenilen gerçek benim için sürpriz olmadı ama Feray ilk şoku atlattıktan sonra ne tepki verecek çok merak ediyorum. İkinci kitap için de çok beklemeyeceğimizi umuyorum.
.
Hikaye,baskı ve karakter kartları ile şahane bir kitaptı. Böyle çok kitap okumayan biri olarak ,kitaba bayıldım. Kesinlikle önerimdir