İhtilal
Zelzele..
Delicesine yağan yağmurun altında başladı herşey. Ben imdat dedim, o dönüp gözlerini bana dikti. Bir daha hiç birşey eskisi gibi olmayacaktı, o gece anladım.
Bir daha bize şafak olmayacağını, ikimizde o yağmurun altında anladık.
Hukuk öğrencisi Zeliha Özdağ,
Dağcı Komando Gurur Mert Çalıklı..
O gece işlenen cinayete ortak oldular.
O cinayet ile bağlandı hayatları birbirine, kopmazcasına.
Ama bilmedikleri şey, artık kalplerinin birbirine bağlandığı idi.
Herşey kılıfına uyduruldu, kapatıldı derken, Cenan Kaplaner çıktı sahneye (Türkiye'nin en iyi avukatlarından biri). Isparta'ya hoca olarak geldi birden bire hemde Zeliha'ya. Gurur ve Zeliha'nin peşini bırakmaya ise hiç niyetli değil. Onun yönünü değiştirmek için ise bir oyun gerekli. Bu oyun kalplerden geçiyordu. Olmamalıydı ama oldu. Artık ikisininde tek amacı ilk önce Cenan sonra çevrelerini kandırmaktı. Ama en çok kendilerini kandırdılar bilmeden.
Bundan sonrası ise tam bir zelzele oldu..
Ahh yüreğim bu hikayeye nasıl dayandı okurken, bende bilmiyorum. Koskoca kitap sanki su gibi aktı geçti ellerimin arasından. Kitapta arkası kesilmeyen olaylar, diyaloglar, heyecan okuru kitaba bağlayan en önemli noktalardı. Askeri kurgunun yanı sıra hatta daha fazlasını polisiye, cinayet, aşk, sırlar oluşturuyordu. Dram hat safhadaydi. Her türün tadını aldığım ve tadına doyamadıgım bu kitabin devamının acil gelmesi lazım. Ben yazardan ilk defa bir kitap okudum ve okumadığım zamanlara üzülüyorum şuan. Betimlemeler, akış döngüsü, yazarın okucuyucu kitapta tutma heyecanı en yüksek puanı hakediyor. Harika bir kalem, harika bir kurgu arıyorsanız o kesinlikle İhtilal serisi. Tavsiyenin bile ötesinde benim için kitap.