Kırmızı Güller Çabuk Solar..
Hayat Dönemeçleri..
Bana deseniz ki, bizden gözü kapalı bir yazar öner..
Kesinlikle bu seri ve Cey derim..
Hem Türkçe'yi bu kadar iyi kullanıp hem de okuru sıkmadan yalın bir şekilde kurguyu okuyucuya geçirebilmek bana kalırsa çok büyük bir kabiliyet ve yazara bu yüzden çok teşekkür ederim.
Kitabın konusunu duygularımı katarak anlatmak istiyorum size. Herkes ilk kitaptan Akın ve Ayten'in hikayesini az çok biliyor. 1980'de geçen gerçek bir aşk hikayesinin oluşturulmuş kurgu. O zamanın Türkiye'sini iliklerinize kadar hissedebileceğiniz bir hikaye. Ayten, çok kötü bir babanın elinde filizlenmeye çalışan bir kadın. O yılların getirisi olan elalem ne der düşüncesi, mahalle baskısı, kadınların ikinci planda tutulması ve ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadın. O zorlukların içinde bulduğu devrimci bir adam. Akın ve Ayten arasındaki her şey onun mahallesine gelmesi ile başladı ve birbirine aşık olan iki genç her şeyi göze alıp, yola çıktı. İlk kitabın sonunu bu şekilde bitirmiştik. Şimdi ise bilmediği bir hayatın içine girmeye çalışan bir Ayten'le karşı karşıyayız. Akın'a duyduğu aşk ile onun da desteğiyle, umutla yürüyen bir kadın haline dönüşüyor. Hayat Dönemeçleri, bence serinin ara kitabı niteliğinde ama patlayan bir silah sonunda bomba etkisi yaratarak bizi merakta bıraktı. Çok zorlu bir süreç onları bekleyecek.
Hem 1980'lerin tadını almak ve hem de o yıllarda yaşanmış gerçek bir aşk hikayesini okumak istiyorsanız, bu seriyi asla es geçemezsiniz. Hani böyle bazı karakterler vardır ya, hayatınız boyunca aklınızdan çıkaramayacağınız, kitaplığınızda o kitabı gördüğünüzde yine o kurguyu hatırlayacağınız ve çok güzel bir şekilde anacağınız, işte bu iki karakter kesinlikle benim için o..
Okurken kendimi bazen o yıllara ışınlanmış gibi
Bronz..
İmparator..
Kaldı geriye 365 mum..
Birinci kitap, Şeytan, o kadar büyük bir kaosun göbeğinde bitti ki, dedim ki buradan kurtuluşun yok His..
İşte Bronz'un zekası sayesinde alt edilen bir kişi daha.
Kuklacı..
Oyun kuran, oyunu yöneten, oyunu bozan kişi..
Bronz ve Hisar'ın ortak düşmanı. Ama Kuklacı, onlar için kurulan oyunun çok küçük bir parçası. İlk kitapta oyunu kuran ne kadar Bronz gibi gözükse de, ikinci kitapta, Hisar'ın bütün planları devreye girdi.
Şimdi artık İmparatoriçe'nin zamanı.
Hisar kartları yeniden dağıtmaya geliyor.
Bu seri için ne anlatsam az, ne söylesem eksik.. konuyu çok fazla detaylıca anlatamadım çünkü ufacık bir yer bile dügümün çözülmesi için kafi. Bunu okuyup da kendinizin görmesi gerekiyor. İlk kitabın bittiği noktada dedim ki, bence Bronz artık Hisar'ı asla affetmez. Ama aralarında öyle bir elektrik var ki, Hisar onu öldürse bile Bronz kızmayacak durumda. Bu durumda da çok merak ediyorum, neden böyle?
Bu kitapta geçmişin izlerini daha fazla gördüm. Zaten ikisini de bitiren o geçmiş.. ama öyle bir şey dendi ki, işte o 365 tane mumun açıklaması. Orada paramparça oldum. İçimden bir ses, bu seri mutlu sonla bitmeyecek diyor. Artık Hisar her şeyi bitirmek için harekete geçti. Bundan sonra bu ikili yan yana gelebilir mi bilmiyorum. Çünkü artık kartlar açıldı.
Özellikle Türk yazarlarda, çok az hikayenin içinde girip onlarla yaşamak istemişimdir. Bronz serisi kesinlikle bunların başını çekiyor. Kitabı okurken onların nefes aldığını bilmeye ihtiyacım var gibi hissediyorum. Onlar gerçek psikolojisine bürünüyorum. Çünkü hem kurgu hem de kalem beni fazlasıyla etkisi altına alıyor. O yüzden bu seriyi istek olarak değil ihtiyaç olarak görüyorum. Herkes okumalı, herkes Bronz ile tanışmalı..