Bronz..
İmparator..
Kaldı geriye 365 mum..
Birinci kitap, Şeytan, o kadar büyük bir kaosun göbeğinde bitti ki, dedim ki buradan kurtuluşun yok His..
İşte Bronz'un zekası sayesinde alt edilen bir kişi daha.
Kuklacı..
Oyun kuran, oyunu yöneten, oyunu bozan kişi..
Bronz ve Hisar'ın ortak düşmanı. Ama Kuklacı, onlar için kurulan oyunun çok küçük bir parçası. İlk kitapta oyunu kuran ne kadar Bronz gibi gözükse de, ikinci kitapta, Hisar'ın bütün planları devreye girdi.
Şimdi artık İmparatoriçe'nin zamanı.
Hisar kartları yeniden dağıtmaya geliyor.
Bu seri için ne anlatsam az, ne söylesem eksik.. konuyu çok fazla detaylıca anlatamadım çünkü ufacık bir yer bile dügümün çözülmesi için kafi. Bunu okuyup da kendinizin görmesi gerekiyor. İlk kitabın bittiği noktada dedim ki, bence Bronz artık Hisar'ı asla affetmez. Ama aralarında öyle bir elektrik var ki, Hisar onu öldürse bile Bronz kızmayacak durumda. Bu durumda da çok merak ediyorum, neden böyle?
Bu kitapta geçmişin izlerini daha fazla gördüm. Zaten ikisini de bitiren o geçmiş.. ama öyle bir şey dendi ki, işte o 365 tane mumun açıklaması. Orada paramparça oldum. İçimden bir ses, bu seri mutlu sonla bitmeyecek diyor. Artık Hisar her şeyi bitirmek için harekete geçti. Bundan sonra bu ikili yan yana gelebilir mi bilmiyorum. Çünkü artık kartlar açıldı.
Özellikle Türk yazarlarda, çok az hikayenin içinde girip onlarla yaşamak istemişimdir. Bronz serisi kesinlikle bunların başını çekiyor. Kitabı okurken onların nefes aldığını bilmeye ihtiyacım var gibi hissediyorum. Onlar gerçek psikolojisine bürünüyorum. Çünkü hem kurgu hem de kalem beni fazlasıyla etkisi altına alıyor. O yüzden bu seriyi istek olarak değil ihtiyaç olarak görüyorum. Herkes okumalı, herkes Bronz ile tanışmalı..