Goodreads'te puanı bir hayli yüksek olan ve okuyucuların olumlu yorumlarıyla bezeli bir kitap olması nedeniyle bir hevesle başladım Kusursuz Evlilik'e.
Şöyle diyeyim; olayların gelişimi, merak unsuru, çabalamalar, karakterler çok iyi gidiyordu. Her şey gerçekten beni diken üzerinde tutuyordu.
Kitabın kapağında yer alan yazıdan da tahmin edilebileceği gibi Adam isimli karakter oldukça ünlü bir savunma avukatı olan karısı Sarah'ı aldatıyor. Sebebi ise Sarah'ın Adam'a yeterince ilgi göstermemesi ve sürekli çift planlarını işi dolayısıyla ertelemesi.
Adam'ın metresi Kelly'nin yatakta ölü bulunmasıyla hikayemiz başlıyor. Dediğim gibi duygu aktarması ve gizem unsurları çok iyi kullanılmıştı. Kitabı sonuna kadar soluksuz okudum.
Peki neden düşük verdim?
Berbat. Bir. Son.
Kimsenin şevkini kırmamak adına olabildiğince kapalı konuşacağım ama bu kadar güzel giden bir kitaba böylesine saçma, acemice ve aptalca bir son olmamış. Yani, yazar hanım okuyucuyu şaşırtmak isterken hikayeyi çöp etti.
Sonu kötünün ötesinde, bütün hikayeyi mantıksız bir hâle sokuyor. Sadece sonun yazılamaması değil anlayacağınız.
Bizi o kadar diken üzerinde tuttuktan sonra olayların çözülme şekli tam bir hayal kırıklığıydı. Yine de bunlara rağmen okumak isteyene sonu hariç tavsiye ederim.
Bakalım sizin eşiniz, metresini öldürdüğü gerekçesiyle size gelse siz ne yapardınız?