Öncelikle kitap, başlığa attığım bu cümleyle başlıyor. Anthony Burgess kaleminden; karmaşık bir atmosferin, düzensizliğin, çarpıcı gerçekliğin, kötülük ve şiddetin harmanlandığı eleştirel bir roman. Öyleki romanımızın ana karakterinin de kötülüğe meyilli biri olduğunu görüyoruz. Fakat burada ortamın ve sistemsizliğin etkileri kaçınılmaz. Aynı zamanda üst yöneticilerin bu sistemsizlik mağduru insanlardan bihaber olduğu bu romanın barındırdığı mesajlar oldukça etkili.
Toplumdaki bireylerin istenildiği zaman, ideolojik amaçlar uğruna nasıl kukla gibi ,baskıyla yönlendirildiğini görüyoruz. Ve benim çıkarımım olan bir nokta da; insanların iyiliğe yönlendirmenin zoraki yaptırımlarla olmayıp sistemsel bir şekilde ve elbette samimi bir yaklaşımla iyiliğin aşılanacağıdır. Ve ayrıca siyasi çıkarlar uğruna bazı kesimlerin canlarının ve değerlerinin gerektiğinde hiçe sayılacağını da işlenmiştir bu romanda.
Romanımızın olay örgüsünün çok sürükleyici olduğunu ve rahat okunabildiğini belirtmek isterim. Fakat romandaki bazı olayların gerçekçi anlatımı hassas kişileri etkileyebilir(şiddet,tecavüz,öldürme).
Hepimiz birer insanız, otomatikleşmediğimiz sürece insan kalmaya devam edeceğiz. Düşünen, sorgulayan, araştıran ve insana has özellikleri barındıran varlıklar olduğumuz sürece "OTOMATİK PORTAKAL" bir kitaptan ibaret kalacaktır. Keyifli okumalar diliyorum.Sevgilerle...
Otomatik PortakalAnthony Burgess