·523 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Aralık 2023 12:03 Leviathan, çok fazla siyasi ve felsefi bilgi içerdiğinden, tahlilini yapmanın ötesinde özetini çıkarmanın bile zor olduğu bir eser. Hobbes Leviathan'da 4 konuya üzerine eğiliyor; 1. İnsan üzerine, 2. Devlet üzerine 3. Hristiyan Devlet üzerine 4. Karanlığın Krallığı üzerine.
Şahsen, bölümlerden ilk ikisini okunmakla yetindim. Çünkü 3. ve 4. kısımlar Eski ve Yeni Ahitin bir nevi tevili,tefsiri niteliğinde oluşturulmuş devlet yapısını anlatmakta.
İlk bölümde Hobbes tam bir epistemolojik yaklaşımla, "şeylerin", "varlık" ve "tanım"ların açıklamasını yapıyor. İleride işleyeceği konu ile ilgili kavramları teker teker akıl yürütmeler ile açığa kavuşturuyor. Buradaki yaklaşımı Aristoteles'in Metafizik kitabındaki Delta bölümüne benziyor. Her bir sözcüğün temsil ettiği hakikati arıyor. Fikirdeki kesinlik ve keskinliğin bu şekilde sağlanabileceğini öne sürüyor.
İkinci bölümde ise devlet ve onun ortaya çıkışı, düzeni, yasaları vb. birçok konu gözden geçiriliyor. Hobbes'a göre herkes eşittir, insan güvensizlik içindedir. İnsanın toplumsal hayat nizamında temel hedef bu güvensizliğin ortadan kaldırılmasıdır. Hobbes'a göre, insan "doğa yasasına uygun" olarak her şeyi yapma özgürlüğüne sahiptir. Ancak böylesi bir yaklaşım, her bireyin bu yasaya tabii olacağı düşünülürse, dünyada karmaşa, rekabet ve yağmadan başka bir şeye yol açmaz. Bu sebeple toplumun bireylerinin "doğal yasa"dan vazgeçmesi gerekir. Toplumsal ahit vermeli, "kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmamalı"dır. Hobbes ayrıca, çatışmanın bir diğer nedeninin eşitlik (yani amaçlara erişme umudunun ve arzusunun aynı düzeyliği) olduğunu söyler. Bu nedenle "mutlak bir güç" gerekir. Aradaki rekabeti ortadan kaldıran, sözünü dinleten düzen kuran bir güç. Şimdiki dilimizde bu yüce güce, "devlet" deriz. Yukarıda bahsettiğimiz toplumsal ahidin tutulmasının tek yolu böyle zorlayıcı ve büyük bir gücün varlığıdır. Adalet ancak devlet kurumu ile mümkündür.
Hobbes bu zorlayıcı gücün tek bir kişide toplanmış olması gerektiği yani bir monarkı savunur. Kitabın ilerleyen bölümlerinde yasalardan ve düzenlerden bahseder. Hobbes'a göre monark sorgulanamaz. Ona karşı ahit bir kere verildiyse bozulamaz, tümüyle boyun eğme gerekir. Çünkü denildiği gibi bu boyun eğme olmaz ise kargaşa ve karmaşa ortamı zuhur edecektir. Bu sebeple baştaki otorite sorgulanamaz ve süreğen olmalıdır. Kitabın bir çok yerinde bu sorgusuz sualsiz teslimiyeti, baştaki monark ihtiras peşinde koşan biri bile olsa devam ettirmenin gerekliliği anlatılıyor."Az yasa hiç yasadan çok daha iyidir" (ki buna örnek olarak iç savaşları gösteriyor, tarihe bakıldığında Hobbes'un İngiliz İç Savaşı devrinde yaşadığını unutmamak gerek, yapıtta bu denli kontrolcü olması, iç savaş ortamında gelişip büyümesindendir) benzeri bir düstürla, gerek egemenin, gerek uyrukların görevleri ve konumu hakkında incelemelerde bulunuyor.
Monarşinin neden daha iyi bir yönetim sistemi olduğunu da karşılaştırmalı bir şekilde madde madde anlatıyor (gördüğüm kadarı ile 6 madde). Burada en dikkatimi çeken bölüm çocuk hükümdarların tartışıldığı bölümde. Hobbes "Çocuk (veyahut biz buna uygunsuz, yetersiz de diyebiliriz) hükümdarın kötü olduğunu söyleyenler nasıl ki onun, güvendiği insanlardan etkilenip, böylece yanlış yönlendirilebileceğini söylüyorlarsa, demokraside de benzer şekilde çoğunluğunun görüşünden ayrılma özgürlüğü bulunmamaktadır" şeklinde bir açıklama ile demokrasiye karşıtlığını belirtiyor. Aralarında aslında benzer biçimde özgürlük ve kısıtlamanın olduğunu, değişenin sadece yöneten zümrenin niteliği ve niceliği olduğunu göz önüne seriyor.
"Devlet üzerine" kısmının son bölümlerinde ise, monarşide olması gereken yönetim biçmi, tıpkı bir hukuk kitabı gibi irdeleniyor, anayasa maddeleri gibi sıralanıyor. Açıkcası bu bölümleri konunun uzmanlarının okuması daha doğru olur diye düşünüyorum.
Özellikle ilk bölümü felsefe ikinci bölümü siyaset eleştirisi olması hasebiyle okunması gereken bir eser. Belli başlı noktalarda okuyanı zorlasa da, temel mantığını anlamanın tüm kitabı okumaya bedel olduğunu düşünüyorum. O yüzden fikir edinecek kadar okunabilir.