·328 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Aralık 2023 11:50 Aynı ırktan geliyolardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hristiyan Sırp'tı. İkisi de konservatuardaki anı Boşnak kızına aşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç güzeller güzeli Suada'ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise "Kalbimde iki kişiye yer yok" cevabını almıştı.
Takvim yaprakları 6 Nisan 1992'yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere... Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgarda adeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu... Sonra da kader onu bir zamanlar 'hayır' dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış "Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi görüyor musun Suada?" demişti.
Modern zamanlarda Avrupa'da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları...
Kitabın sonu beni o kadar üzdü ki bu kadar içten anlatılamazdı soykırım canilik vicdan yoksunluğu ve insanların bu denli birbirlerine düşman olması. Bu soykırım unutulmamalı okumalı okutturulmalı… Yazarımızın kalemine sağlık