Bu bir masal çizgi romanı. En azından benim nezdimde tartışmasız bir şekilde öyle. Yürek burkan, baba ile evlat arasındaki sevginin evrenselliğini fantastik olmasına rağmen olabildiğince sâde ve insânî bir şekilde anlatmayı beceren ve mutlu bir şekilde sona eren bir masal. Âşinâ olduğumuz türden yâni. Bu özelliğine rağmen çizgi romanlığından ötürü artık enlerimden biri olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Öncelikle îtiraf etmem gerekir ki sırf çizimlerin şirinliğinden ötürü satın aldım. Nitekim satıcı da tekinsiz kısımlarına değinmesine rağmen beni bu güzel çizimleriyle kandırmıştı. Bu şirinlik alışkın olduğumuz Disneyvârî gönülçelen bir şirinlik ki çizerimizin bu stüdyolar için çalışmışlığı da var. Tahkiye ettiği olay ile bu güzellik birleşince değişik olumlu bir tat ortaya çıkıyor.
!!Heveskaçıran içerebilir:
Bir gün Joachim penceresinden bir tepenin üstünde üç gölge gördüğünü söyleyerek annesinin eteğine yapışır. Akşamdır, çocuk hayal gördü di,ye düşünür ancak Lise de korkarak kocası Louis'i çağırır. Lois onların ağaç olabileceğini söylese de o tepe çıplaktır. Gel zaman git zaman, gölgeler bir yakınlaşıp bir uzaklaşır. Louis'in erkeklik taslamaları işe yaramaz. İşin içinde bir bit yeniği olduğunu hisseden zavallı Lise, kocasının karşı çıkmasına rağmen şehre iner ve kocakarıyı ziyâret eder ve gerçeğin ne olduğunu gözler önüne seren bir günlüğü okur. Durumu kabullenir: Gölgeler oğlunu alacaktır. Ancak Louis kolay lokma değildir, oğlunu onlara yâr etmeyeektir. Bilekle olmadığına göre kaçarak. Gel gör ki gölgeler onu uçsuz bucaksız bir nehrin içinde de yakalar. İşte bu noktada karısı Lise gibi gölgelere karşı konulamayacağını kabul eder fakat biriyle tanışır. Gölgelerle baş etmenin bir yolu vardır: oğlu için yıpranan kırık kalbini satarak buna karşı çıkabilir. Masal baba yüreğinin evrensel olduğunun bir anlatımı ile devam eder. Burada bırakayım ve şunu söylemekle yetineyim: Anlattığım yere kadar ciddi derecede tekinsizlik duygusu ile okudum. Tercih ettiğim bir tema olmadığı için üzerimdeki tesiri büyük oldu. Ancak masal her yerde masaldır. Büyük oranda bu masal da diğerleriyle benzeşiyor: Mutlu olunuyor. Ancak bir farkla. Bunu söyleyerek merakınızı öldürmek istemem ancak satın almak isterseniz kuşku duymayın, sâdece alın ve okuyun. Emin keyif alacaksınız.
Kitabın basımıyla ilgili söyleyebileceğim tek eleştiri sayfa kalitesine dâir olacaktır. A4lerden tanıdığımız aşırı beyazlık okurken siyah çizgilerle bir olup gözlerimi fazlasıyla yordular. Saman rengi olsaydı tadından yenmezdi açıkçası ki masala da yakışacak olan bence biraz bu soluk sarılıktı.
Daha fazla içerik için yazı defterimi ziyâret edebilirsiniz:
evcimenkalem.wordpress.com