Merhaba. Yılın ve ayın ilk okuduğum kitabı Doğunun Limanları ile geldim. Bu kıymetli ve güzel hediyeyi gönderdiğin için Sena Karaca tekrar teşekkür ederim canım.
Bir an durgun bir an hareketli pek çok gelgitli tıpkı deniz dalgalarının sakin ya da hışımla karaya vurması gibi bir hisle okudum diyebilirim.
Savaşın insan psikolojisine ve bir insanın tüm hayatına nasıl tarumar ettiğini, ve bununla var olma mücadelesinin çırpınışlarını okuyacaksınız.
İsyan Katipdar’ın, çeşitli coğrafyalarda, çeşitli zamanlarda patlak veren savaşların ortasında var olmaya, umuda ve sevgiye inancının pek çok kez sarsıldığını görüyoruz. Yaşadığı hazin olayları belli bir sıralama olmaksızın hiç tanımadığı birine yaşamının tüm kesitlerini anlatmasıyla başlıyor.
Ne istediğine ve nasıl bir geleceğe yönelik kararlar vereceğini bilemeyen Kitapdar’ın doktor olmak için Fransa'ya gidip Nazilere karşı savaşanlardan biri oluşunu izliyoruz.
Bir çok şey yaşadıktan sonra geri döndüğünde o artık babasının hep özlemle istediği bir ünvanla “direnişçi” olarak memleketinde büyük bir hürmetle karşılanır.
Bir zaman yükseliş bir zaman yıkılışlarını gördüğümüz Kitapdar’ın, babası, abisi ve karşılaşmaları tesadüfe dayanan sonrasında bütün varlığıyla sevdiği karısına ve kızına karşı hasret çektiği duygularını görüyoruz.
#kitapalıntıları :
Bu şehirde doğmuştu, ama gelecek, geçmişin duvarlarının ardında değildir.
Hem zaten geleceği kuran, geçmişe dönük özlemlerimiz değil de nedir?
Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile.
Bazıları, geleceğe olan inançlarını kaybetmedikleri için sabrederler. Bazıları, işi bitirmeye cesaret edemediklerinden. Korkaklık hiç kuşkusuz hor görülesi bir şey, ama gene de yaşamın düzenine dahil. Tıpkı boyun eğmek gibi, o da hayatta kalmanın bir aracı.
Kimse duvarlara, hapishane misali çentik atmazdı. Hepimiz ömür boyu kaydıyla oradaydık. Günlerin hep aynı olduğu bir ömür. Çetelesini tutmak neye yarardı?