·372 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Kasım 2023 23:59 Selam!
Öncelikle ben, bu yazarın ilk olarak Küçük Paris Pastanesi kitabını almıştım ama sonrasında bu kitabını da bayağı iyi bir indirimde görüp aldım ve serinin ilk kitabı diye de ilk bu kitabını okumak istedim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki, iyi ki almış ve okumuşum. Kitabı çok beğendim. Dingin bir şekilde, güzel bir tempoda, tatlı anılara eşlik ediyormuşuz hissiyle kendini okutturan güzel bir kitaptı.
Kate Sniclair, bir şirkette halkla ilişkiler elemanı olarak işini severek çalışıyor ve bir terfinin haberini dört gözle bekliyordur. Ama gel gelelim beklemediği bir durum yaşanıyor; hem iş hem de ilişki durumda oldukça can sıkıcı bir durum yaşanıyor. Sonrasında kendini tekrar kanıtlamak için verilen bir iş sebebiyle, beş gazeteciyle birlikte Danimarka'da ve Hygge felsefesini özümsemeye çalışmakta buluyor.
Karakterlerin birbirinden çok farklı olması ve bazı karışıklıkların yaşanması zorlasa da, sonrasında kurulan bağlar çok güzeldi ki... Her birinin önce kendini sonrasında da hayatında bazı şeylere farklı gözle bakması ve anlamlandırmasıyla mutlulukla tanışması çok iyidi.
Bu gezi her bireye bir şeyler katarken yazar, onlar aracılığıyla bizleri de aydınlatmış oluyor. Mutlu olmayı gerçekten istemek; hayata, etrafındaki her bir kişiye, her bir nesneye o açıdan bakarak farklı bir gözle dünyayı görmeyi gösteriyor. Anların ve kendinin kıymetini bilerek mutlu kalmanın çok da teferruat barındırmadığını anlatıyor. Hygge felsefesini benimsememi sağladı resmen.
Bunun dışında Kate ile Ben karakterinin zahmetsizce, sıkmayarak aralarındaki o tatlı elektriği okumak keyifliydi. Kitabın sonuna doğru yaşananların uzun sürmemesi güzel olmuş ama en güzeldi, en sonu olmuş. Bu tarz kitapları seviyorsanız, kesinlikle tavsiye ederim.