Bir kitap düşünün sadece sonuna doğru şaşırmadığınız, en zalime bile en sonunda üzüldüğünüz. Kimsenin nasıl bir geçmişle neler yapabileceğini hayal edemediğiniz. Bütün bunları topladığımız zaman bu kitap ortaya çıkıyor. Olayları Nina’nın ağzından okumaya başladıktan sonra aslında o sayfaya kadar okumadığımı sadece gözlerimin kelimelere baktığını fark ettim. Görmem ise olayların aslını öğrendikten sonra gerçekleşti. En sonunda Andrew’in bile bir kurban olduğunu anlamaksa benim için damga kısımdı. Tek oturuşta bitirdiğim akıcı bir kitaptı. Mutlaka önerdiklerim arasında kütüphanemde yerini aldı.