Son zamanlardaki favori yazarlarımdan biri Matt Haig! Bu okuduğum üçüncü kitabı ve her birini o kadar beğendim ki her seferinde bir sonrakini daha fazla beğenemeyeceğimi düşünerek başlayıp hepsinde yanıldım. Bunu nasıl başarıyor bilmiyorum ama hem akıcılığı oldukça fazla hem de oldukça düşündürücü.. Yani şunu demek istiyorum, bitirdiğinizde okuma süresi ve kurgu olarak bir film izlemiş gibi de hissediyorsunuz içerik olarakta bir klasik okurken olduğu gibi altını çize çize cümlelerini tekrar okuya okuya sindirerek bitirdiğiniz bir kitap hissi de veriyor. Muazzam!
Bu kitabında da bir uzaylının gözünden insanlığı ve insan olmayı okuyoruz. Ne derin bir konu.. Bir uzaylının dünyaya bir insan bedeninde gönderilmesi ile başlıyor hikaye, Riemann hipotezini ispatlayan bir matematikçiyi öldürüp onun vücuduna geçerek bu ispatı ve bu ispatı bilen herkesi ortadan kaldırmasıyla sona erecek bir görevi var. Fakat tahmin edeceğiniz gibi işler öyle yürümüyor.. Uzaylımızın dünyaya geldiğinde yaşadıkları ve insanlığa dair ilk tespitleri inanılmazdı! Kitabın devamında matematik, edebiyat ve tarihten alıntılar okuyoruz (en sevdiğim şeyler:))
Karısı ve oğlu ile kurduğu bağ derinden etkiledi beni ve her kitabında olduğu gibi hem oldukça olağan hem de müthiş bir son bekliyor okurları..