Puan vermedi·48 syf.····Okunma: 05 Ocak 2024 22:47 Ölüm kaçınılmazsa, insan her şeyi normalleştirir. Ben bu kitaptan baştan sona bunu hissettim. Beklenen şeyler hep geç gelir, vaktinde gelen tek olağan durum ölümdü. İnsan ölünce ilk adı alınıyor. Kimi ölü kimi cenaze kimi ceset. İsmimizin bile bir ehemmiyeti kalmıyor. Cenazeyi unutturan en ufak bir durumda insanlar bu durumu hemen unutuyorlardı. Bir insanın ölümü bu kadar basite indirgenmemeliydi. Ölümün toplumda farklı düzeylerdeki insanalara farklı gelmeside dünyevi değerlerin cazibesiydi.
Sahi ölüm bu kadar ciddi ve gerçekken hangi dünyevilik bunun önüne geçebilir ki ?
Hangi makam, hangi şöhret bunu yıkabilir?
Muhakkak hayatı ciddiye almak gerekir. Yarın ölecekmiş gibi konuşmalı insanlarla. Ya o ya siz. Belki de karşımızdaki insana doğruları söyleriz yahut üzülmesin diye yalanlar silsilesi başlatırız. Gerçeğin ölüm olduğu aşikarken hangi yalan bizi avutur düşünceside aklımın duvarlarına çarpmakta.
Şahsımın fikri ve doğrultusu şöyleki ölmeden ölmek mahiret ister.