·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Ocak 2024 13:01 Vatan yahut Silistre
Kitap Kırım savaşı dönemindeki iki aşığın hikayesini anlatıyor.
Zekiye İslam Bey'e ilk görüşte tutuluyor. Aynı şekilde İslam Bey'de Zekiye'ye.
Zekiye henüz küçük yaşta annesini kaybetmiş, babasından ise bihaberdir. Zekiye, babasının cepheye gidip bir türlü geriye dönmemesi ve herhangi bir haber göndermemesi sonucu babasından umudunu kesmiştir. Erkek kardeşini ise yine savaşta kaybeden Zekiye'ye süt annesi bakar.
İslam Bey o dönem Kırım savaşına katılmak için Zekiye'yi ziyaret eder ve ondan ayrılmak isteyeceğini söyler. Zekiye ise böyle bir şeye kalkışması sonucu kendini öldüreceğini söyler. Daha sonra İslam Bey başka bir gün sokakta yiğitleri toplayıp beni seven benim arkamdan gelir, der. Bunu duyan Zekiye durur mu? Zekiye'de takılır ardına gider savaşa.
İslam Bey savaşta yaralanır ve bakımını Zekiye üstlenir. Silistre kalesini savunan tabyanın komutanı ise Sıtkı Bey'dir. Sıtkı Bey 15 senedir hiç görmediği ailesinden İslam Bey sayesinde bilgi edinir ve Zekiye'nin onun kızı olduğunu öğrenir. Orada Zekiye ve İslam Bey arasındaki aşkı öğrenen Sıtkı Bey onları evlendirir.
Bu arada kaleyi başarılı bir şekilde savunan tabya Silistre'yi düşman işgaline karşı başarılı bir şekilde korumuştur. Burada aslında iki aşığın hikayesinden çok vatan sevgisi ön plandadır. İslam Bey çok sevdiği Zekiye'si uğruna onu bırakıp ölüme kucak açarak koşmuştur. Bu eserin mutlaka okunması ve izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Gelecek kuşaklara ve insanımıza ( ki vatan sevgisi sorgulanamaz) vatan sevgisini bu eserle başarılı bir şekilde aşılayabiliriz.
Beni en çok etkileyen cümlesi " vatanını sevmeyen, Allah'ını da sevemez" cümlesi oldu. Vatanın; nefes aldığımız, ekmeğini yediğimiz ve atalarımızın asırlarca hüküm sürdüğü bu toprakların ne kadar kutsal olduğunu bu cümleyle bir kez daha anladım.