Puan vermedi·90 syf.····Okunma: 07 Ocak 2024 18:51 Kitap "1998 ilkbaharında Bluma Lennon, Soho'daki bir kitapçıdan Emily Dickinson'ın Şiirler'inin eski bir baskısını aldı ve ilk köşe başında tam da ikinci şiiri okumaya başladığında bir arabanın altında kaldı."(s.11) cümlesiyle başlar.
Bluma'nın kitaba vedası yine bir kitapla olur ve bu metaforik vedanın devamında yazar, "Kitaplar insanların kaderini değiştirir." cümlesiyle bizi derin düşüncelere gark eder.
Gerçekten de kitaplar biz okurların düşüncelerini ne derecede etkiler?
Okuduğumuz kitaplardaki kahramanlar bizlere neler söyler?
İnsanların ister kaderini ister kendini değiştirsin kitapların gücü tartışılmazdır.
"...bir okur zaten var olan bir yolda ilerleyen bir yolcudur. Ve bu yol sonsuzdur."(s.44)
Bluma'nın ani ölümüyle onun derslerine girmeye başlayan anlatıcının, serüvenini anlatır bu uzun hikâye. Bir gün bir paketin içinden Bluma'ya gönderilmiş çimento ve kir kaplı eski bir "Gölge Hattı" baskısı çıkar. Artık anlatıcı bu kitabı kimin gönderdiğinin peşine düşer ve kitap bu şekilde devam eder.
Kitap bittiğinde ise aklınızda şu soru kalacak: "Kitap okumanın/almanın amacı nedir?"
"Kitap okumak için bütün bir günü, isterse gecesi olan bir adam düşünün. Ve istediği kitabı satın alabilecek paraya sahip bir adam. Sınırı yoktur. Arzusunun insafına kalmıştır. Peki arzunun en çok neye ihtiyacı vardır? Ukalalık gibi görmezseniz eğer...Sınırının belirlenmesine..."(s. 46)
Kitaplar, hayat yolculuğumuzda bize yol gösteren birer deniz feneridir.
Kitaplarla kurduğumuz ilişkiyi sorgulamamız açısından tavsiye ederim.