Puan vermedi·383 syf.····Okunma: 08 Ocak 2024 16:40 Kırmızı Oda’yı izlerken içim o kadar kararıyordu ki, bu kitabı asla okumam diye geçiriyordum içimden. Tesadüfen elime geçti ve diziyi izlerken ne kadar içim kararıyorsa, kitabı okurken içim bir o kadar aydınlandı.
İçerisinde bölüm bölüm, hastalarla olan seansları anlatılmış. Aynı dizide olduğu gibi Gülseren hanımın iç sesi başrolde. Okurken bir çok kez aydınlandığımı hissettim, özellikle genç yaşta tedavisi olmayan bir hastalığı yaşayan kadın danışanıyla “ölüm” üzerine gerçekleştirdiği seans beni çok etkiledi. Hiç bu konuda bu kadar düşünmemiştim ve sanki orada o sohbetin içerisindeydim.
Ve hepimizin izlediği Masumlar Apartmanı :) Gülben ve Safiye ile kitabın içerisinde karşılaşınca eski bir dosta rastlamış gibi oldum. Dizi her zamanki gibi reytingler uğruna, değişiklikler yapmıştı. Kitapta hikayenin gerçek halini okumak, keyif verdi.
Tüm hikayeler çok akıcıydı, her hikayede insanlara olan önyargılarımızı baltalıyor aslında. Evet bir Gülseren Budayıcıoğlu olamayız belki ama biraz empati çok şeyi değiştirirdi şu hayatta…