Puan vermedi·288 syf.····Okunma: 09 Ocak 2024 21:27 2024 yılında okuduğum ilk kitap #balthazar oldu. Lawrence Durrell’ın meşhur seri romanı olan İskenderiye Dörtlüsü’nün ikinci kitabı Balthazar.
Eser ilk roman Justine gibi şiirsel bir üslup ile yazılmış , roman değil de sanki bir şiir kitabı okuyor gibisiniz. Birinci kitabın devamı olduğu için de kurguya hakimsiniz. Bu sebeple konuyu kavramada ve kişileri tanımakta zorlanmıyorsunuz. Birinci kitabın bittiği yerden başlıyor gibi görünse de aslında hikaye İskenderiye’de yaşanan olayları bir de Balthazar’ın bakış açısından değerlendirmek gibi olmuş. Anlatıcı, Justine, Nessim , Clea ve Baltazar‘dan oluşan arkadaş grubunda yaşanan olayları birinci kitapta kahramandan dinlerken bu kitapta Baltazar‘ın aldığı notlardan faydalanarak kahramanın anlatımıyla okuyoruz. Kahraman demek zorunda kalıyorum çünkü kitabın baş kişisi hakkında arkadaşlarının anlattıklarından başka bir bilgimiz yok, anlatıcının adını dahi bilmiyoruz. Birinci kitabın sonunda Justine kayboluyor, kaybolduktan sonra da kahraman yunan adalarına gidiyor ve oraya yerleşiyor. İskenderiye’de kalan dostu Balthazar ise geçmişte yaşanan olayların iç yüzünü arkadaşına anlatarak vicdan muhasebesi yapıyor. Arkadaşının tutkuyla aşık olduğu kadının onu nasıl aldattığını anlatarak gözünde büyüttüğü aşkın aslında bir senaryodan ibaret olduğunu ona göstermeye çalışıyor.
Kitabın arka kapak notuyla değerlendirmemi bitiriyorum.
Keyifli okumalar dilerim .
“ Tüm dünyanın nefesini tutmuş yeni bir dünya savaşını beklediği gerilimli bir dönemde zamanın adeta durduğu romantik bir kent; İskenderiye. Ve bu kentte sürgün hayatı yaşayan anlatıcının saplantı derecesinde tutku duyduğu iki kadın. Gizli ilişkiler ve tereddütlerle dolu bu panoramaya gizemli doktor Balthazar’ın bakış açısı eklenince ilk kitapta anlatılan olaylar farklı çok daha karanlık bir renk edinir.”