·160 syf.····Okunma: 08 Ocak 2024 00:00 Kürk Mantolu Madonna'yı bitireli birkaç gün oluyor. Bitirdiğim anda aklımda canlanan birkaç düşünceyi yazdığım yazımı şuraya iliştiriyorum<8
Üzerine sayfalarca günlerce konuşabilirmişim gibi bir his... Sabahattin Ali'nin kitabını bitirdim galiba ama kendi kitabım kafamın içerisinde devam ediyor, yeniden şekilleniyor, uzadıkça uzuyor.
Galiba her şey gibi kitapların da doğru zamanları var, belki de ondandır ki çok daha önce okumaya niyet edip yaklaşık 2 ay önce başlayabildiğim bu kitabı ancak şimdi bitirmiş bulunabiliyorum. Demek ki okuyacaklarımı ve üzerine düşüneceklerimi görmeye şu zamanda ihtiyacım varmış. Kitabın pek çoğu karakteriyle hem benzeşen hem de ayrışan yönlerimizin olduğunu fark etmek ve empati kurabilmek; bir kez daha hepimiz yalnız olduğumuzu düşünsek de hepimiz ötekilerin bizi anlamayacağını düşündüğümüz bir durumda kendimizi yalnızlığa terk ettiğimizi gösterdi. Benzer duygulara sahip olabilen benzer varlıklar olduğumuzu anlamamız ancak böyle yazılarda ve çok nadir de olsa içini dökmeye karar veren dostlarımızın sohbetlerinde ortaya çıkıyor.
Belki bazen biz de Maria gibi ne istediğimizi neyi böylesine beklediğimizi bilmiyoruz ve belki de bazen Raif gibi biz de yalnızlığımızın o kulak tırmalayıcı seslerini bastıran kişiyi bulduğumuzda ne pahasına olursa olsun kaybetmek istemiyoruz; bazense bir kişi yüzünden kırılan güvenimizle birlikte bütün insanlara küsüyor o kişiyi bütün insanlığa mâl ediyoruz...
Yine de bütün yaşanan ve yaşanamayanlarla hayat bir şekilde devam ediyor.