·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ocak 2024 10:23 Yoğun bir merak içerisinde olduğum bir kitap. Böyle bir kitabın nasıl büyük bir kitle tarafından yarım bırakılmasını anlamış değilim. Ama bir tahminim var, oda beklentiyi fazlasıyla üst düzeyde tutmak. Popülerizmin kurbanı olan, yalan yanlış alıntıları Olric ve Selim Işık söylemiş gibi paylaşılan ve bunun sonucunda beklentinin karşılanamadığı bir eser olmuş açıkçası. Bu beklentiyi azalttığım için yani birçok diyaloğun atfedildiğini bildiğimden dolayı beklentim vardı fakat yağun bir beklenti içerisinde okumadım.
Gel gelelim kitabın bir şaheser oluşuna.
Tesirindeyim şuan. Özelliklerde Selim Işığın kendi hayatında bir yer bulamaması... Beni ezdi geçti. Sonlara doğru sayfalarda karşılaştığım günlüğü okumak resmen bu kitaba olan hayranlığımı arttıran bir nokta oldu. Turgut'unda arkadaşı yolundan gitmesi ve kendisininde bir "tutunamayanlar ansiklopedisi" nde yer alması kanââtine varmasıda bir başkaydı. Roman içlerindeki satırlar arasına gizlenmiş çarpıntı noktaları ah be hoştu. Okumanızın gerektiğini düşünmekteyim. Böyle bir kalite az rastlanmıştır edebiyatımızda. Hele hele postmodern- izmin ilk meyvesini böyle hoş oluşu gerçekten hayret edici birşey. İlkler hep hatalı derdik fakat buda ilkti ama bu romanda anlaşılacak bir hata yok. Muazzam ve fevkaladenin fevkinde bir eser.
(Lütfen her gördüğümüz alıntı sebebiyle okumayalım. Alıntılar aldatıcı bir NİTELİKTEDİR.OĞUZ ATAY'a ithaf edilen onca sözünde olduğu gibi, bir çok eserinde okurlar tarafından beklentinin yükselmesi 'Tutunamayanlar" gibi birçok mühteşen eserin yarım bırakılmasını sebep olmaktadır. Bizlere daha bilinçli bir okur kitlesi lazımdır,unutmamalıyız)