·72 syf.····Okunma: 05 Ocak 2024 16:05 - Babanın ölümünden sonra bir iç dökme yazısı. Ona söyleyemediklerini kalemle haykırma, bir iç dökme metni.
- 2022 yılında Nobel ödülünü almasıyla beraber hem ülkemizde hem de dünyada büyük bir ilgiyle takip edilen Annie Ernaux’dan ikinci kitabımı da okudum. İlk okuduğum Yalın Tutku’ya oranla daha az sevdiğim bir metin olsa da okumaktan büyük bir keyif aldım.
- Yazarın metinlerinde otobiyografik olarak ele aldığı anne, baba, ilişki konularını sanki sizle dertleşiyor gibi yalın ve sade bir dille anlatması okurken beni çok etkiliyor. Sanki her zaman tanıdığım ve dertleştiğim bir dostummuş gibi duyduğu nefreti ya da aşkı, tiksinmeyi ya da hayran olmayı okumak ve onunla beraber aynı duyguları hissetmek beni yazarda ve kaleminde en çok etkileyen kısım olabilir.
- Babamın Yeri kitabında da babasının ölümü sonrası onun hayatını, onunla ilişkisini ve ondan şikayetçi olduğu kısımları okuyoruz. Babasının içinde yaşadığı sınıfsal çatışmaları, kendini sürekli yetersiz görmesini, kendinden utanmasını ve bunların Annie Ernaux’a hissettirdiklerini anlatmış yazar. Baba-kız arasındaki iletişimsizliğin doğurduğu sorunları ve uzaklaşmaları kendi hayatıyla örneklendirmiş aslında.
- Hissedilen duyguların filtrelenmeden, olduğu gibi aktarılan bir baba-kız ilişkisi okumak isteyenleri Babamın Yeri okumaya davet ediyorum.