Puan vermedi·360 syf.····Okunma: 16 Ocak 2024 14:08 Savaştan ve ölümden kaçan Yahudi bir aileden gelen Anne Frank'in 2yil boyunca saklandıkları depoda yazdığı hatıra defterini okuyacaksınız bu kitapta.
Anne frank ve ailesi, birkaç kişiden oluşan dostları ile birlikte Anne Frank'in "arka ev" olarak adlandırdıkları bir depoda 1942-1944yillari arasında dışarı hiç çıkmadan yaşıyorlar ve dışarıda olan dostları yiyecek vb. İhtiyaçları için aileye yardımcı oluyor.
Anne Frank'in günlüğü savaş yıllarından taşıdığı kesitlerin yanında aynı zamanda okunabilecek psiko-sosyal bir yapıt olmuş bence.
13 yaşında bir kız çocuğunun ergenlik yıllarında hep aynı ortamda, aynı kişilerle, zor koşullar altında yaşadığı hayat, psikolojik durumu ve hatta birlikte yaşadığı herkesin psikolojik durumunu gözlemleme imkanı sunuyor. Saklanmak zorunda olmaları, sürekli tetikte yaşamaları , iki yıl boyunca hiç dışarı çıkamamaları ve "belirsizlik" ile baş etmeleri... Belirsizlikle beraber artan gerilim, artan kavgalar , inişli çıkışlı ilişkiler. Anne Frank yaşayanların arasında en küçük olan kişi ve artan belirsizlik ile beraber artan gerilim ve hırsını başkasından çıkaran yetişkinlerin bunun için oradaki en güçsüz gördüğü küçük olan Anne Frank'i seçmeleri... Tüm bunlara rağmen Anne Frank oldukça enerjik ve kendisi de "benim olağanüstü bir yaşam sevincim olması, kendimi hep çok güçlü, birçok şeye dayanıklı, hür ve genç hissediyor olmam!" Cümlesiyle enerjisinin bilincinde olan bir genç kiz ve bu sayede tüm belirsizlikle ve olumsuz tüm iletişim biçimleri ile ,"arka ev" de yaşayan ters karakterlere boyun eğmemeyi başarıyor ve onların baskılayıcı tavrıyla karşı karşıya kalıyor. Tabii tüm bunları düşünürken bir yandan yaşanılan ortamı, koşulları düşünmeden ve sadece bu bakış acının Anne'nin bakış açısı olduğunu düşünmeden o insanlar hakkında olumsuz yorum yapmak çok da doğru gelmedi bana, o yüzden kendimi hep frenleyerek okudum.
Kişiler belirsizlikle karşılaştığı zaman kendi savundukları dünya görüşlerine ya da değer yargılarına daha bağlı hale gelirler, değer yargılarına katılaşmanin bir sonucu olarak bir kişi kendi görüşüne karşı olan kişilere ise olumsuz tepkiler geliştirebilir.
(Akt; Küçükkömürler)
"Arka ev" de herkesin kendi düşünceleri ile yoğurulduğunu, zıt düşüncelerin sıklıkla çarpıştığını görüp oldukça aydınlatıcı iletişim biçimlerine tanık oluyor insan.
Uzun süredir en etkilendiğim kitaplardan biri oldu bu kitap benim için. Okurken birçok şeyin altını çizip psikolojik tahliller yaptığım, notlar aldığım ve çokça üzüldüğüm bir günlük okudum. Kitabın sonunu soracak olursanız; bir sonu yok. Anne Frank'in günlüğü 1Agustos 1944 günü ile son buluyor..
Not olarak; Anne Frank 13-15 yaş aralığında günlüğünü yazmasına rağmen kalemi oldukça güçlü, kendisinde iyi bir yazar potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Duygu ve düşüncelerini, yaşananları ifade edişi oldukça anlaşılır ve güzel. Kitap elbette düzenlenmiş ancak aslına yakın bir şekilde düzenleme yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda o yaşta bir çocuk için oldukça akıcı bir kalemi var. Ki o yıllarda radyoda savaş yıllarını yazanların yazdıklarının savaş bitiminde yayınlanacağına dair bir haber yapılıyor ve Anne bunu duyunca günlüğünü kendisi de yayıma alınacak şekilde düzenliyor.