Kitabın genel kurgusuna ve bazı karakterlere okumaya başlamadan önce hakim olsam da "Beauty and the Beast" kurgusunun birebir aynısını asla beklemiyordum. Kitap genel olarak bir serinin parçası değil de ilk kitapta sonlanması gereken bir kurgu gibiydi ve o şekilde de bitti.
Kitabın başlarında Feyre'yi hiç sevmemiştim. Ablalarının ve babasının davranışlarına asla sesini çıkarmayan, isyan etmeyen ezik bir karakterdi. Bahar sarayına geldiğinde ona böyle davranan ailesi için bu kadar üzülüp harap olması da sinirimi bozmuştu. Fakat karakter gelişimi olarak iyileşmeye en çok müsait olan da yine Feyre'ydi ve kitabın sonunda bahar sarayına gelmeden önceki halinden daha güçlü, kararlı ve gözü pek bir kadına dönüştüğünü görmek beni mutlu etti.
Serinin devamında Rhys ile aralarında bir şey olacağını tahmin etsem de Tamlin'le ikisini yakıştırıyorum. Kitabın son yarısında tamamen Feyre'nin Tamlin için yaptıklarını okusam da Feyre'nin sevgisi bana Tamlin'in ona olan sevgisi kadar geçmedi. -Tamlin'in laneti kaldırmak için onu sevmek zorunda olmasına rağmen-
Okudum ilk Sarah J. Maas kitabı olmasına rağmen en sevdiğim yazarlardan biri olacağına şimdiden eminim. Serinin devamını okumak için sabırsızlanıyorum.