Zweig’ın insanın düşüncelerinin ve ruhunun dehlizlerine kadar analiz yapabiliyor olması, üstelik bundan aldığı haz ve bunu tutku haline getirişi Zweig ile yolumu kesiştiren ve o yolda onunla yürümemi sağlayan şey. Çünkü; bazen analizi yapanın kendisi (hatta genellikle), bazen analizi yaptığı karakterin kendisi oluyorum (amok koşucusunda bu böyle oldu) ve bu Zweig’ın bana en az benim kadar yakın bazen de bi o kadar uzak olduğunu hissettiriyor. Amok koşucusunda da hem karakterin ruhani anlatısında ki derinlik hem de kendimde bulduğum şeylere mest oldum diyebilirim.