Dört Şehir ve İstanbul
9/10
·224 syf.··
2024 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 21:02
Bu eseri yıllar önce okumuştum. Yeniden okumakla iyi bir karar verdiğimi düşünüyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar, Ankara, Erzurum, Konya,Bursa ve İstanbul’u anlatıyor kitapta. Ben de incelememi bu sırayla ve bu bölümler üzerinden yapacağım. Tanpınar’ın Ankara’sı O’na daima savaşa hazır görünür. Burayla ilgili tarih ve biraz coğrafya bilgisinden sonra doğal olarak sözü milli mücadeleye getirir. Ankara’nın bu buhranlı yıllarındaki yerini anlatır. Erzurum bahsini okurken savaşların bu şehirde yaptığı tahribatı adeta yaşattırıyor insana. Spoiler vermek pahasına da olsa şunu söylemek zorundayım. Düşünsenize dört yıl bu dağlarda kurtlara insan etinden ziyafet çekilmiş. Bu güzel yurt köşesine üç kere gittim. Her gidişimde de beş altı gün kalıp kalesini, çarşısını, tabyalarını, kervansaraylarını gezdim. Yöresel ve hediyelik ürünlerini satın alıp özgün yemeklerini tattım. Kitapta burayla ilgili bölümleri okumak dördüncü kez gitmek gibiydi. Anılarım yeniden canlandı. Konya bahsi Anadolu Selçuklu Devletinin siyasi tarihi, mimarisi,günümüze kadar uzanan tasavvufi unsurları hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. Mevlana ve Mevlevilik bu bölümde önemli bir yer tutuyor. 1990-1994 yılları arasında burada yaşamıştım. Orayla ilgili anılarım nedense Erzurum gibi canlanmadı okurken. Alaaddin tepesi ve civarında dolaştırdı durdu kitap beni. Sanki ansiklopedide bir maddeyi okur gibi, bilgi dolu ama yavan,ruhsuz. Halbuki Konya bozkırın orta yerinde mücevher gibi parlayan bir şehir. Burayı okumanın daha çok heyecan vermesini beklerdim. Bursayı şairane bir dille anlatıyor Tanpınar. Hele zaman ve Bursa ilişkisini anlattığı bölümleri birkaç kez okudum. Bu ilişkiyi tarihin, mimari şaheserlerin, sultanların da itibar ettiği tarikat şeyhlerinin yardımıyla anlatıyor. Aynı zamanda burayı su şehri olarak tanımlıyor. Kitaptaki Ankara, Erzurum, Konya ve Bursa bölümleri sanki İstanbul’u yazabilmek için yazılmış. Yani asıl amaç İstanbul’u yazmak gibi. Kitabın neredeyse yarısı burayı anlatıyor. Tarihinin her döneminde önemli bir şehir olduğundan diğerlerinden fazla yer tutması normal ama hepsinin toplamı kadar bir yer verilmesi böyle düşünmeme sebep oldu. Yazar İstanbul’un tarihi, mimarisi, coğrafyası, edebiyatı kısacası her şeyine hayran görünüyor. Bu hayranlık içinde anlatırken bol bol bilgi de veriyor. Türk nesirinin en büyük problemlerinden birisi olarak gördüğüm uzun cümleler bu kitapta da epey yer alıyor. Bunların bazıları dokuz on satıra ulaşıyor. Aynı zamanda hemen her sayfada anlamını bilmediğim Osmanlıca veya Fransızca sözcükler var. Bunlar okuma hızını önemli oranda kesiyor. Uzun cümleler için bir şey yapılabilir miydi bilmiyorum ama artık kullanılmayan Osmanlıca sözcükler ve Fransızca olanlar için dipnotlarla anlamları verilebilirdi. Bu okumayı daha akıcı hale getirebilirdi. Eser ve İstanbul bahsi için yaptığım bütün eleştirilere rağmen okunmasını tavsiye ederim. Bu sayede İstanbul’un nelerle İstanbul olduğunu anlıyoruz. Tabii diğer şehirlerin de. Kitap baştan sona sembolik anlatım (alegori) tarzında yazılmıştır ve mecazlarla doludur. Bu nedenle iyi bir zihin jimnastiği aracıdır.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.