8/10
·517 syf.··
2024 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 21:48
Martin nasıl geç başlamışsa kitap okumaya ben de onu çok geç okumuşum. Çok memnun oldum onunla tanıştığıma çünkü. İşçi sınıfından bir denizci, rastlantı sonucu burjuvadan birine yardım eder, ailelerinin içine girer, evin kızına aşık olur ve kendisini değiştirip kıza layık olmak için çabalar. Klasik bir hikaye belki ama kitabı eşsiz kılan Martin'in ta kendisi. Dürüst, içten, çalışkan, hırslı, hayalperest bir adam Martin. Aşık olduğu Ruth'a karşı her zaman dürüst davranıyor ama bir yandan da konumunun değişmesi için elinden geleni yapıyor. Elinden geleni yaparken ise kendinden ödün vermemek için uğraşıyor. Yeri geliyor montunu rehin veriyor, nihai amacından vazgeçmiyor. Ruth ile evlenebilmek için para kazanması gerekiyor. Parayı kazanmak içinse tek bir yolu var: yazar olmak. Uyumadan yazıyor, yazdıklarını dergilere postalıyor, yüzlerce ret alıyor ama pes etmiyor. Bu nereye kadar bu şekilde devam edecek diye sorgulamaya başlıyor Ruth ve hatta okuyucu. Çünkü Martin yorulmasa da biz yoruluyoruz. (Ben de mi burjuvayım :((( ) Her şey tabii ki aynı gitmiyor, Martin büyük bir kırılma yaşıyor. Hayatı alt üst oluyor hem iyi hem kötü anlamda. Gözümüzün önünde bir karakterin bilinçlenme sürecini okumak damakta harika bir tat bırakıyor. Jack London'dan uzun zaman sonra bir klasik okudum. Martin Eden'ın otobiyografik ögeler taşıdığı kendisinin dilinden de anlaşılıyor. Oldukça tutkulu bir yazın olmuş. Romanın tamamı büyük bir nutuk sanki. Martin'in hakkı da ancak böyle verilebilirdi diye düşünüyorum. Ayrıca romanın çevirmeni sayın Levent Cinemre'ye buradan saygılarımı sunmak istiyorum. Çevirinin temizliği bir yana kitabın sonuna eklediği o güzel dipnotlarına ne demeli! Kitabı iki kat keyifli hale getirdiğini söyleyebilirim. Okumadan önce bu fikre pek de sıcak bakmayan biri olarak bunu söylüyorum ayrıca. Bir oraya bir buraya gidilir mi diye düşünüyordum ama kısa zamanda kendimi iki farklı ayraç kullanıp bir metne bir dipnota bakarken buldum. İçimde hissettim çevirmenin edebiyata, romana olan aşkını. Bunun tam Martin Eden okurken gerçekleşmiş olması daha da manidar değil mi? Son olarak biraz da duygusal yanından bahsedecek olursam ben Martin'i çok sevdim. Hele ilk bölümlerde kitabın içine girip de bağrıma basasım geldi kendisini. Toyluğu, kitaplara ve bilgiye olan açlığı, hayranlığı çok sevimliydi. Yazarlık girişimini heyecanla karşıladım ama bu kadar ret alıyor olması bende de soru işaretleri bıraktı. Yazdığı herhangi bir şeyi okuyamadığım için nasıl bir yazar olduğunu da bilemedim. Sonra Ruth gibi sorgulamalara başladım. Kendime kızdım, ben de Ruth muyum diye. Anlamam uzun sürmedi, onun yaşadığı devir bizimkinden pek farklı değildi. Değeri geç bilindi, gerçekten değeri bilindi mi gerçi? Bravo Martin, sen en azından kendini iyi edebildin diyerek bitiriyom yazımı. (Kitabı okurken sürekli Martin gibi konuşmuşsam ne olmuş :)))
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.