Örgünün Bütünlüğü
8/10
·329 syf.··
2024 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2024 20:38
BEN BİR WEYWARD’IM VE BENİM YARADILIŞIM VAHŞİ. Yazarın ilk eseri olan bu roman, üç kadın karakter ve onlara ait zaman üzerinden akış sağlıyor. Üçlü bir sarmalı andıran bu ilerleyiş finale geldiğimizde tok bir örgüye dönüşüyor. Altha’nın cadı olmakla suçlandığı bir mahkemenin sonucundan, Violet’in sevgiden uzak bir babayla dünyadan izole hayatına geçiyoruz. Son olarak Kate zorbanın teki olan erkek arkadaşının kontrolü dışında nefes dahi alamamaktadır. Roman özgürlüğü elinden alınmış bu üç kadının o kapanlardan kaçışlarıyla açılıyor. Sürprizlerin bozulmasına dair kaygıları olanların devam etmemesini önerdikten sonra kurgunun bende bıraktıklarına geçelim. Yazarın dili ve kurguyu aktarış şekli hayli akıcıydı. Fakat karakterlerin başına gelen zorbalıkların beni sahiden zorladığını belirtmem gerek. Suistimal, psikolojik ve fiziksel şiddet karakterlerin kırılma noktalarına doğru ilerleyişinde farklı şekillerde karşımıza çıkıyordu. Özendiren ya da gereksiz detaylandırılan noktalar yoktu. Mevzu benim hassasiyetlerime dayanıyor diyebiliriz. Lakin bir yandan da verilmek istenen mesajların keskinliği sebebiyle bu korkunç olayların kurgulandığını bilmek okurun tadını çıkarıyor. Aralara eklenen iyi erkekler de vardır yahu karakterleri bazen göze parmak sokmak gibi gelip geçiyor. Gerçeküstü, kadınların doğayla bütünleşen enerjisi yoluyla kurguya sirayet ediyor. Ama bu gizil gücün kullanımının çeşitli sebeplerle baskılanması hali kitabın genel mesajını anlatır gibiydi. Hepimizin yaradılışı vahşi ve etrafımızdakileri korkutan bu farkındalığın eyleme dökülebilme ihtimali. Kitap içerisinde daha geniş yer bulması gerektiğine inandığım bu gücün temelinde wiccanların ritüelleri yatıyor gibiydi. Kurgunun ardında gezinen bir hayalet misali gözledik doğayı ve gücü. Birbiriyle ilintili olan bu kadınların hayatlarının zorlukları değişkendi. Aktarılanların özü belli noktalarda kesişiyordu. Toplumdan dışlanma, haneden dışlanma, bir erkeğe mecbur kalma, korku ve bilinmezliğin hükmünde yaşama. İşin sonunda karakter dönüşümüyle birlikte özgürleşme ve aslında üç kadının hayatında da gözlediğimiz kendi adaletini sağlama girişimleri vardı. Kendi adaletini sağlama fikrini tehlikeli bulduğum bu ikinci kısım için ekstraya girmeyeceğim. Bununla birlikte Weyward kadınlarının erkekleri doğurganlık ve soyun devamı için kullanımı amazonları hatırlattı. Sanırım onca şeyi aktarırken aşka dair fikirlerinin net olmayışı üzücüydü. Misal Altha ölümü bile göze alacak kadar sevdiği birini tarif ederken karakterin kendine bile durumu açıklamaması sadece imada bulunulması, Violet’in dünyayı gezmesi lakin tüm bunların içinde herhangi birine romantik bir sevgi beslememesi gibi kabulleri yapıp devam etmeniz gereken kısımlar okurda gereksiz boşluklar bırakıyordu. Birkaç farklı listede en iyi olarak seçilen kitabımız Weyward için mucizevi güzellikteydi diyemem. Ama zamansal farklara ve kurgu akışına uygun ilerleyen, sırıtmayan sıçramalarla tatlı noktaların yakalandığı bir kitaptı. İlk eser olarak bakıldığında gayet başarılı bir işti. Minik bir çevresel faktörün faydasını görme durumu dışında çok kolaya kaçılmamıştı. O noktada da yüzyıllarca korunan bölgelerin olmasına mı fesatlanayım bunları kurguya dahil etmenin yalın basitliğine mi? Mesajın fazlasıyla net olması sanırım artık okurlar için daha cezbedici. BELKİ BİR GÜN, DAHA GÜVENLİ BİR ZAMAN GELİR ÇATAR. KADINLARIN YERYÜZÜNDE YÜRÜYEBİLDİĞİ, GÜÇLE PARLADIĞI VE YİNE DE YAŞAYABİLDİĞİ ZAMANLAR.
Kadın
WeywardEmilia Hart · St. Martin's Press · 2023164 okunma
·
253 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.