.
.
Kitabı bugün bitirdim ve yorumunu paylaşmak istiyorum. Yorumu yazarken de ağlıyorumKitabın yarısından sonrasını ağlayarak okudum ve uzun zamandır ilk defa bir kitap beni hüngür hüngür ağlattı. Ah Rıza ,nur içinde yat inşallah mekanın cennet olsun
.
56 yılında doğan ailenin en küçüğü olarak dünyaya gelen Rıza mutlu sağlıklı bir ömür geçirmiştir. Ablalarının öğretmen olması onunda öğretmen olmak istemesinin en büyük sebebidir. Kastamonu Araç ta yaşayan Rıza üniversite hayatı için Ankara’ya gelmiş ve hayatının aşkı Fatoş ile de orada tanışmıştır. Tam okul bitti mesleğe Manisa’da başladı derken çaresiz hastalığa yakalanmıştır. Mücadelesi,güler yüzü,aile bağları ve aşkı…
.
Bende Kastamonu Araç’lıyım ve 59 yılında doğan babamı gencecik 48 yaşında kaybettim. Kanser bizim evden eksik olmadı sonrasında aynı hastalık annemi de aldı bizden. Yazarımızda kansermiş mücadelesi,güler yüzü evladını düşünmesi o kadar anlamlı ki ve o kadar iyi anlıyorum ki.. Kanser hastasına ufacık bir ekmek yedirdiğinde kalkıp oynamak istediğini çok iyi anladım mesela,bitmeyen umudu ,hiçbir zaman kötüyü düşünmek istemediğini çok iyi anladım. Ben babama anneme gencecik vefat etti diyorsam Rıza dayı yirmi dört yaşında çocuktu o zamanne zor acılar yaşanmışlıklar.
.
Yazarımızın 42 yıl öncesine dönüp vefat eden dayısı Rıza’yı okuyoruz. Hem onu arkadaşlarından hemde ailesinden dinliyoruz. Ve Fatoş’dan .. Mektuplarla fotoğraflarla anlatmış yazarımız ve daha da anlamlı olmuş…
.
Ben kansere karşı çok hassasım belki ama kitap gerçekten çok etkileyici. Hem ideallerinden vazgeçmeyen okumanın önemini de hatırlatan güzel yol gösterici bir kitap. Şiddetle herkese tavsiye ediyorum. Bu dünyadan gencecik bir insan Rıza öğretmen geçmiş iyi ki okudum iyi ki
Sizlere de şiddetle tavsiye ediyorum ve sevgili yazarımıza da acil şifalar diliyorum,hep yüzünüz gülsün inşallah gönülden diliyorum