BeşSekiz
Konu ve içerik bakımından çok farklı bir kitaptı,ilk kitabı okuduğum için ikinci kitaba da şans vermek istedim. Ancak yazarın her kitapta farklı bir mahlası olması tuhaftı. Neyse yazarın kalemi güçlüydü, kurgu akıcıydı. Sayfa sayısı az olduğu için bir günde okuyabildim. Kitap her ne kadar ilk kitapta ki karakterleri alsa da bağımsız seriydi. Mine İngilizce de benimki anlamı taşır ve mayn olarak okunur . Kitapta Mine isimli bir kız ve orada Sevan adında ki Ermeni karakter ona mayn olarak hitap etmeye başlıyor. Kız yanlış teleffuz ettiğini söylese de Sevan teleffuzunu değiştirmiyor. Daha çok bir aşk hikayesine dönüşeceğini sanırken olaylar farklı gelişiyordu. Sonunda gerçekten yaşanan büyük bir aşkı elleriniz de tutuyorsunuz, ama eller size ait değil. Ayrıca Mine nin kitap karakterlerini taşlara çizmesi de güzel bir ayrıntıydı. Sineklerin Tanrısı, Momo, Beyaz Diş, Cesur Yeni Dünya kitaplarının izlerini taşıyordu. Dikkatli bir okur mutlaka fark edebilir. Çiçeklerle ilgili yapılan alıntılarda hoştu. Ve tabi ki ilk kitapta seri katilleri yazan yazar bu kitapta katliamları hedef almıştı. Kitabı tutarken içinde ki çiçeklerin,katliamların ve bazı trend olmuş kitapların kokusunu da alabiliyorsunuz.
(Spoiler) İlk kitapta seri katillere takıntılı olan Baş kahraman Eyaz bu kitapta katliamlara takıntılı olarak görüyoruz. İnsanlığın ölmesini ve kıyametin gelmesini arzuluyor. Zaten Beş kitabında Eyaz hakkında şu yazıyordu, Eyaz ‘ ın yazmayı öğrendikten sonra ilk karaladığı kâğıt bir davetiyeydi, deccali dünyaya davet ediyordu. Yine Eyaz karakteri , deccal gelip özür dileyecekti benden, geç kaldığı için diyecek kadar acı çekmişti. Bu kitapta Eyaz cinlerin şahı ile yani küçüklüğünden beri onu takip eden cin ile anlaşma yapıyor ve hastalık oluyor yani korana. İnsanlığın sonunu getirmek için. Üçüncü kitabı dört gözle bekliyorum.