Puan vermedi·472 syf.····Okunma: 24 Ocak 2024 00:49 Hani bazı kitaplar vardır bir alıntı görürsünüz ve okuduğunuz kitabı tekrar okumak istersiniz işte tam da bu sebeple okudum ve bu kez bir şeyler karalamak istedim. Bilirsiniz ki hepimizin belki bir kelime belki bir cümle ile ruhunu üşüttüğü zaman olur ama ruhunu ısıtacak tek güzel bir cümle bile duyamaz ya hani işte öyle bir zamanda duygusal çöküşünü toparlamak, üşüyen ruhu ısınsın diye kahve ısmarlamak gibi 40 yıl hatrı olacak cümleler var kitapta. Ve İzmir ile Ege'nin - kitaptan da anlaşıldığı üzere - uzak mesafe aşkını kaleme almış. Bilirsiniz ki aşkın temelinde sevgi kadar kaybetme korkusu da yatar. Burada bu iki duyguyu çok güzel işlemiş. İkisi de birbirini deli gibi seviyor buna çok eminim ama sanki Ege'nin otoritesi daha fazla bu ilişkide. Evet ikisi de çabalıyor ama ben İzmir'in daha çok çaba sarf ettiğini düşünüyorum. Kim ne derse desin karşılıklı sevgi olsa bile sevgi terazisi asla eşit olamaz hep birininki daha ağır basar hep birisi daha fedakâr olur ben buradaki fedakâr olan kişinin İzmir olduğunu düşünüyorum. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim ki bu kitap beni hem çok ağlatmıştı hem de çok güldürmüştü. Kilometrelerce uzakta çarpan iki kalbin yaşadıklarını okursanız ve biraz da gözlemlemeyi seviyorsanız ne kadar gerçekçi yazıldığını görebilirsiniz. Belki de siz de o kahramandan birisi olabilirsiniz. Belki kendinizi görüp gülebilir belki de kendinizi görüp ağlayabilirsiniz. Her ne yaşamış olursanız olun, siz bu duygudan bihaber bile olsanız bu uzak mesafe aşkı sizi birazcık ağlatabilir. Herkesin, hak edeceği sevgiyle sevilmesi duası ile...
Beyza Alkoç'a çokça sevgi ile...