Puan vermedi·49 syf.····Okunma: 17 Ocak 2024 21:00 Kısacık ama günümüzde bile hala geçerliliğini sürdüren bir konu işlenmişti kitapta; Kibir.
Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün saatlerin ortada görünür bir sebep olmaksızın birden durmasıyla, öfkeli müşteriler evinin kapısını aşındırmaya başlar. Bir anda hem maddi hem de manevi olarak çöküş yaşar. Zacharius Usta’yı geri döndüremeyeceği bir son beklemektedir artık..
” O lanet olası saatlerden birini ne zaman dursa kalbimin durduğunu hissediyorum, zira saatleri kalp atışlarıma göre ayarladım!”
” Günün birinde önemli bir insan olursan, güneş ışığının sana gıda kadar gerekli olduğunu anlarsın! Kıymetli bir âlim, varlığını, diğer insanlara gösterdiği hürmete borçludur.
” Kibir, dedi keşiş misafirlerine, iyilik için yaratılmış bir meleği yok etti. İnsan oğlunun kaderinin tosladığı engeldir o. Bütün kötülüklerin anası olan kibre hiçbir mantıkla karşı konulamaz; çünkü kibirli insan, tabiatı gereği, o mantıklı sözlere kulak tıkar..”
” Kibir, termometredeki civa gibi yüreğinde yükselip kabarmış, cinnet hallerinin sıcaklık seviyesine ulaşmıştı.“
Keyifli okumalar