#eylül
EYLÜL
Herkese Merhabalar...
Sizlere uzun zamandır okumak istediğim bir kitap ile geldim.
Türkiye'nin ilk Psikolojik romanı olarak geçen bu kitabı okumak da benim için fazla zor olmadı.
Tabi biz arkadaşlar ile okuduk ve kotayı minimumda da tuttuk.
Ehhh biraz aynı tempoda olması yoğun bir buhran içinde geçmesi etkilemedi desek yalan olmaz.
Ama beni nedense öyle bunaltmadı.
Yeşilçam aşığı biri olarak ben bu kitaba öyle göz ile bakıp o kafa ile okuyunca çarçabuk da adapte olup okudum.
Ama zaten o tadı almasam beni okumaktan soğuturdu.
Kitaba başladığım zaman isimler konusunda az buçuk kargaşa yaşamış olsam da tabi ki kısa sürede topladım.
Süreyya ve Suad evli bir çifttir.
Süreyya evin erkeği Suad da evin kadınıdır.
Ailesi ile birlikte bir konakta yaşayan Süreyya ve eşi o ıssız ve dağ başında yerde yaşamak İstemez.
Zamanında büyükleri tarafından alınan bu yer onların ruhuna dar gelir.
Süreyya'nin annesi ,babası,kardeşi ve onun eşi epeyce de kalabalıktır.
Onlar ayrılıp deniz kenarında bir yalı isterler.
Ama ayrılmak için de nerede o yürek nerede o maddiyat.
Suad bu işe bir çare bulur.
Onların asil hayatı ise işte buradan sonra başlar...
Suad'in aşkını ,bunalımlarını ,kendi ile girdiği çatışmayı vicdanı ile yaptığı savaşı okuyacak kadın-erkek ,aile , kırsal ve şehir yaşantısına ve ailenin psikolojik baskısını da ilişkiler çerçevesinde ve diyalogları ile bu kitapta bulacaksınız.
Nasıl mı? Süreyya'nin halasının oğlu Necib ile aralarında sessizce yaşananlar daha doğrusu yasak aşk ile...
Kitapta uzun betimlemeler ve gizli bir aşk hikayesi vardı.
Psikolojik romanı olunca da tabi ki psikolojik analizlerin çokluğu da kaçınılmaz oluyor.
İlk sayfalar ağırdan giderken sonra ki sayfalar ile olayların içine giriyorsunuz yazar biz okuyucuya çarpıcı bir son da hazırlamış.
Kitabın adı neden Eylül olmuş derseniz de cevabını kitapta bakacaksınız derim söylemem.