·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Ocak 2024 20:39 (Ted Chiang – Hayatının Hikâyesi / Stories of Your Life and Others)
Ted Chiang’ın kitabı, birbirinden bağımsız dokuz öyküyle okurun karşısına çıkıyor; fakat bu öyküler yalnızca farklı konulara açılan kapılar değil, aynı zamanda insan zihninin farklı evrenlere attığı dokuz ayrı adım gibi.
Bir öyküde Babil Kulesi’nin mitolojik taşlarına dokunuyoruz, diğerinde insan zekâsının sınırlarını zorluyoruz. Bir hikâye dil bilimini astrofizikle evlendirirken, bir diğeri Tanrı’nın yokluğunu cehennemin varlığıyla tartıyor. Her biri, kendi alanında bir deney masası gibi.
Asıl şaşırtıcı olansa şu: Filolojiden fiziğe, teolojiden matematiğe kadar bu kadar geniş bir alanı aynı kalem nasıl taşıyabilir?
Bir insanın birçok disiplinde aynı seviyede derinlik sunması okurda doğal bir güvensizlik yaratıyor; ama Chiang’ın hikâyeleri, bu şüpheyi bertaraf edecek kadar özgün ve yaratıcı.
Kitabın açılış öyküsü Babil Kulesi adeta bir “kanca”: fantastik, sürükleyici ve okuru ilk adımda ele geçiren yapıda.
Ardından gelen Anlamak, konu olarak etkileyici olsa da teknik terimlerin ağırlığı ve yazarın bilinçli olarak “anlaşılmaz olma” çabası yer yer akışı zorluyor. (Belki çevirinin de etkisi vardır; tam bilemeyiz.)
Fakat genel tabloya baktığımda, kitap beni sürekli geri çağıran bir merak duygusu yarattı.
Bir haftadır her boşlukta “bir öykü daha açayım” dedim.
Bunu her kitap yaptıramaz.
İşin bir de ironik tarafı var:
Okur olarak çoğumuz kitapları filmlerden uyarlanmış hâlleri sayesinde tanırız; bu kitapta ise yayınevi tam tersi bir taktik kullanmış.
Arrival – Geliş filmini izleyip büyülenmiş olan benim gibi pek çok kişi, kitap rafında film afişini görünce “demek roman buymuş” diyerek alıyor kitabı.
Oysa filmin temel aldığı öykü —“Hayatının Hikâyesi”— dokuz öyküden sadece biri.
Yani yayınevinin hamlesini anlamak için dahi olmaya gerek yok: safıksız bir satış stratejisi.
Diğer öyküler de benzer bir déjà vu hissi uyandırıyor:
‘Anlamak’ Limitless / Limit Yok filminin entelektüel çekirdeğine göz kırpıyor.
‘Gördüğünüzü Beğenmek’ ise Black Mirror’ın karanlık teknolojik dünyasına benzeyen bir etik tartışması ortaya koyuyor.
Tüm bunlara rağmen Ted Chiang’ın asıl başarısı, okuru her seferinde başka bir türün içine çekebilmesi.
Her öykü yeni bir soru, yeni bir sınır, yeni bir olasılık.
Benim açımdan kitap bir bütün olarak düşündüğümde:
“Evet, yorucu anları var. Evet, bazı öyküler fazlasıyla teknik. Ama zihni genişleten bir yazar arıyorsanız, pişman olmazsınız.”
Çünkü bazı kitaplar sizi eğlendirmek için, bazıları sürüklemek için, bazıları ise kafanızın içindeki sınır çizgisini bir santim bile olsa genişletmek için vardır.
Bu kitap üçüncüsüne ait.
Keyifli okumalar.